iga-2020-1
Airkule
Unifree-2019
HAVACILIK HABERLERİ RÖPORTAJ TÜRKİYE'DEN DÜNYADAN VİDEOLAR SEYAHAT ROTASI
   
  Osman Gazi Baykal ogba3234@hotmail.com   
UÇAK GEMİSİ
26 Mayıs 2022 Perşembe

Ana Britannica Ansiklopedisinde uçak gemisi, uçakların özel platformundan kalkıp üzerine inebileceği deniz aracı olarak tanımlanmıştır. 2016 yılından itibaren Türkiye’nin de uçak gemili ülkeler kervanına çabaları nedeniyle toplumumuza biraz yabancı olan kavramı aydınlatma amacıyla çok özet olarak bu yazı kaleme alınmıştır. Keyifli okumalar dileriz.

TARİHÇE

Günümüzdeki anlamıyla ilk kez bir gemiye uçakla iniş-kalkış ABD’de gerçekleştirilmişti. 1910 yılında (aslında okyanusta ticari sefer yapan, sonradan deniz kuvvetlerine geçirilen) USS Pennsylvania savaş gemisinin güvertesi sökülüp, enine tahtalar yerleştirilmişti. Döşenen bu platform 40.7m uzunluğunda olup, uçağın inişinde durmasına yardımcı olması için 0,9 metre aralıklarla 22 adet kenevir halat gerilmişti. Uçak kanadının altına takılan iki adet kanca bu halatları yakalayacaktı. Ayrıca uçağın bütün halatları atlaması olasılığına karşı platformun sonuna bir de rampa konulmuştu. Sivil pilot Eugene Burton Ely, 17 Ocak 1911’de (bazı kaynaklarda 18 Ocak geçmektedir) San Francisco körfezine demirli USS Pennsylvania gemisine inmek için Selfridge meydanından Curtiss-Ely Pusher tipi uçağıyla kalkış yapmıştı. E. Burton Ely, gemiye yaklaşırken 23 metre yükseklikte motorunu durdurup yaklaşık 64 Km/saat hızla süzülüp güverteye inişini tamamlamıştı. Kancalar planlandığı gibi halatlara takılıp güvenle durmuştu. İnişinden 57 dakika sonra güverteden kalkış yaparak tekrar Selfridge meydanına dönerek emniyetle denemeyi tamamlamıştı.

   Eugene Burton Ely USS Pennsylvania güvertesine inişte

ABD’yi hemen İngiltere takip etmişti: 1912 yılında HMS Africa’nın güvertesine kurulan platformdan, gemi limandayken bir uçak havalanmıştı. Aynı yıl epeyce değişiklik uygulanmış HMS Hibernia seyir halindeyken güvertesinden ilk uçak havalanmıştı. 1914 yılında Royal Naval Air Service, sadece 52 deniz uçağının gemilerden operasyon yapabildiğini bildirmişti.

Uçak gemisi fikriyle aynı tarihlerde Fransız ve Japon donanmaları da ilgilenmişti. İngilizler daha çok vinçle güverteden denize indirilip tekrar yüklenebilen deniz uçaklarını taşıyan tipik gemileri I. Dünya savaşında kullanmışlardı. Örneğin Çanakkale savaşlarında önce HMS Ark Royal, daha sonra HMS Ben My-Chree isimli taşıyıcı tip uçak gemileri Saroz Körfezi, İmroz, Midilli ve Bozcaada dolaylarında görev yapmışlardı. Bu arada HMS Ben My-Chree 27Aralık 1916’da Meis adası limanında demirliyken, karşı kıyıda, dağda konuşlanmış Türk topçusu tarafından batırılırken, askeri tarihe de batırılan ilk uçak gemisi olarak geçmiştir.

I. Dünya savaşında Fransız deniz tayyare gemisi (uçakları güverteden vinçle indirip-alan taşıyıcı tip) Foudre, 1914-1916 yılları arasında Doğu Akdeniz ve Ege’de İngilizlerle birlikte keşif faaliyetlerine katılmıştı.

I. Dünya savaşından sonra ABD ve İngiltere tamamen güverteden iniş-kalkış yapan uçak gemisi üretimlerine yönelirken, operasyonlarla ilgili problemlere yeni çözümler getirilmişti. Bunların arasında rüzgâra doğru gemi hareket ederken uçakların iniş-kalkış yapmaları, lojistikle ilgili sorunların çözümleri, başta uçuş güvertesi olmak üzere geminin her yerinde emniyet, koordine, iş bölümü, yönetim vb. problemlerin farkına varılarak yeni çözümlerin geliştirilmesi vardı.

20 Mart 1922’de CV-1 koduyla ABD’nin ilk uçak gemisi USS Langley göreve başlamıştı. 468 kişilik mürettebatı, 162.2m uzunluğundaki geminin maksimum hızı 15.5knot (28.7km/sa) idi. Takiben daha modern uçak gemileri devreye girince, sadece deniz uçaklarını taşıma görevini yapacak şekilde düzenlenmiş Langley, II.Dünya savaşında Japon uçaklarının saldırısı sonucunda ağır yaralanınca Amerikalılar tarafından batırılmıştı.

17 Ekim 1922’de ABD’nin ilk uçak gemisi USS Langley (CV-1) körfezde demirliyken güvertesinden Vought VE-7 tipi pervaneli uçak kalkış yapmıştı. Daha sonra gemiye 36 adet Vought VE-7 SF tipi uçak konuşlandırılmıştı. Ayrıca telsizi, radyosu olmayan uçaklar ve diğer gemilerle haberleşmek için güvercin kafesleri de kullanılıyordu.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muzaffer Ergüder, 1927 yılında yaptığı ikinci Avrupa tetkik gezisi raporunda uçak gemisinden bahsetmişti. Fransızların Bren isimli uçak gemisine ait aktardığı bilgilere göre 22knot≈ 40.7km/sa hızla seyir yapan geminin 530 personeli, 184 metre uzunluk ve 48 metre genişliği vardı. Raporda taşıdığı uçak sayısı ve tipleri hakkında herhangi bir bilgi yoktu.

1928 tarihli Türk Hava Mecmuasında “Uçakları taşıyan harp gemileri, donanmalarda büyük yenilikler yapacaktır” yorumuyla askeri denizcilikteki değişimi vurgulamıştı. Aynı yazıda “15 yıllık deneyimi olmasına rağmen gemiye iniş-kalkış yapma tekniklerinde çok hızlı ilerleme olduğundan” da bahsedilmişti.

Fransız “Compagnie General Transatlantique” denizcilik şirketi, ortak ilişkide bulunduğu “Societte Transatlantique Arienne” havayoluyla anlaşarak kombine uçuş denemesine girişmişti. 13 Ağustos 1928 günü “Ile de France” isimli transatlantik, New York limanına 750 km uzaktayken bir amfibi (hem denizden hem karadan iniş-kalkış yapabilen) uçağını güvertesinden katapultla havalandırmıştı. Uçak 4 saat 15 dakikada New York’a inerek kurye ve postaların, sahiplerine 24 saat önceden ulaşmasını sağlamıştı. Geminin Avrupa’ya dönüşünde bu kez sahilden 250 km uzaktayken aynı şekilde kalkış yaptırılmıştı. Ancak bu denemeler pratik sonuç vermeyince proje iptal edilmişti.

1930’lara kadar askeri otoritelerce pek ciddiye alınmayan uçak gemilerindeki uçaklar, keşif, gözetleme, kısıtlı saldırı görevinden sonra bir su üstü gemisini batırabilecekleri ispatlanınca, doktrinel olarak farklı görevler üstlenip, donanımları değişmişti. Özellikle uçak gemisindeki uçakların o dönemde av, bombardıman, keşif görevlerini tam olarak yerine getirebilecekleri şekilde, karadaki eşdeğerlerinden daha yüksek performanslı olarak üretilmeye başlanmıştı.

Kasım 1938’de Nazi Alman donanmasının en büyüğü olarak inşa edilen Graf Zeppelin isimli uçak gemisi denize indirilmişti. Savaşın içinde geminin bir türlü eksiklikleri tamamlanamadığı gibi U-Boat’lara önceliğin verilmesiyle Kiel’de bağlıyken 1940 yazında Müttefik uçakları tarafından bombalanarak ağır hasarlanmıştı.

II.Dünya Savaşının başlangıcında ABD’nin Pasifik donanmasında uçak taşıyıcı sınıfından gemiler bulunuyordu. 1941 Pearl Harbour baskınından kurtulmalarına rağmen Mayıs-Ekim 1942 arasında ABD dört adet uçak gemisini Japon saldırılarında kaybetmişti. Ancak o sırada ABD tersanelerinde yapılmakta olan dört adet uçak gemisi 1943 sonu-1944’te peyderpey devreye girmişti.

4-7 Haziran 1942 tarihinde Pasifik’te ABD-Japon deniz kuvvetleri arasındaki Midway deniz savaşı, aslında uçak gemileri ve onların uçaklarının mücadelesi olup savaşın kaderini onlar belirlemişti. ABD’nin üç, Japonya’nın dört uçak gemisi arasında taktik, kaçma-kovalamaca savaşı sonucu Japon donanması gemi ve insan bakımından ağır kayıplar vermişti. ABD, gemi ve teçhizat kayıplarını muazzam silah üretim endüstrisiyle kısa zamanda kapatmış ama Japon donanması ciddi boyutta erimeye başlamıştı.

2 Nisan 1942’de USS Hornet (CV-8), 16 adet B-25 tipi bombardıman uçağı ve ekibiyle Pasifik’teki gizli görevi için San Francisco’dan ayrılmıştı: Uçaklar Tokyo’ya bomba saldırısı yaptıktan sonra Çin’e inecekleri Doolittle harekâtını yapacaklardı. Bu yüzden hem uçaklar hem de gemiden birçok teçhizat sökülerek menzillerin artırılması sağlanmıştı! Ayrıca geminin kendi uçak filoları ve savunma silahları karada bırakılmıştı. Böylelikle uçak gemisi daha uzun menzil ve hız yaparak Japonya’ya yaklaşırken, B-25 bombardıman uçakları için kalkış kolaylığı sağlamıştı. Uçakların kalkışı için iki adet hidrolik mancınık (katapult) vardı.

3 Aralık 1945’te HMS Ocean isimli İngiliz uçak gemisine De Havilland Sea Vampire Mk.10 tipi jet uçağı ilk kez iniş-kalkış yaparak uçak gemilerinde yeni bir dönemi başlatmıştı. HMS Ocean’ın güvertesi 212 metre uzunlukta ve maksimum hızı 25knot≈ 46.3km/sa idi.

II. Dünya savaşından sonra ABD donanma havacılığı deniz savaşlarının ana unsuru haline dönüşmüştü. Ayrıca Kore savaşından itibaren uçak gemilerindeki uçaklarda kara hedeflerine saldırıları, hatta soğuk savaşla birlikte nükleer bomba kullanımını da kapsayacak gelişmeler olmuştu.

Savaştan sonra inşa edilen gemiler daha büyük ve zırhlı uçuş güverteleri vardı. Jet uçakları, daha büyük ağırlıkları, kalkışta daha yavaş hızlanmaları, daha yüksek iniş hızları ve daha fazla yakıt tüketimi nedeniyle ciddi problemler yarattı. Üç yenilik bu sorunların çözümüne katkıda bulunmuştu: Buharla çalışan bir mancınık (katapult), açılı veya eğimli bir uçuş güvertesi ve aynalı iniş sinyali sistemi…

1950’lerden itibaren uçak gemilerinde özel elektronik harp uçakları (ECM-ECCM özellikli) gelişerek yer almaya başlamışlardı. Ayrıca uçak gemilerindeki jet uçaklarının yakıt tüketimini havada karşılayacak özel ikmal uçakları da gemilerde taşınıyordu. 1960’larda uçan radar veya uçan elektronik gözler diye adlandırılan özel donanımlı uçaklar hem radar hem elektronik karıştırma, gerektiğinde havada operasyon kontrol görevlerini üstlenmişlerdi.

24.10.1960’da ilk nükleer güçle çalışan uçak gemisi USS Enterprise (CVN-65) denize indirilmişti.

1963 yılında Hercules C-130 tipi nakliye uçağı, USS Forrestal (CV-59) uçak gemisine kanca (hook) yardımı olmadan inip, katapultsuz kalkış yapmıştı. Bu, hâlihazırda bir uçak gemisine iniş-kalkış yapan en büyük ve en ağır uçak tipidir.

1964’te Vietkong savaşçıları, USS Card (CVE-11) uçak gemisini yaralayarak karaya oturmasını sağlamışlardı. Uzun uğraşlar sonucu yüzdürülen gemi Japonya’ya çekilmiş ve yedi ayda tamir edilerek tekrar göreve dönmüştü.

Mart 1965’te ABD Kuzey Vietnam’a “Rolling Thunder” hava bombardımanı operasyonunu bölgedeki iki uçak gemisinden başlatmıştı. USS Ranger (CVA-61) ve USS Hancock’un (CVA-19) yanına Nisan ayında USS Coral Sea (CVA-43) bölgeye gelerek bombardımanda yer almıştı. Daha sonra USS Constellation (CVA-64) uçak gemisi de intikal ederek operasyonda rol almıştı. Bu arada Güney Çin denizinde devriye görevi yapan USS Midway /CVA-41) de vardı.

1965 yılı sonunda ABD’nin ilk nükleer uçak gemisi USS Enterprise (CVAN-65) Güney Çin denizinde konuşlanmıştı.

Haziran 1966’da görev değişimi, bakım vb. nedeniyle USS Oriskany (CVA-34) Güney Vietnam sahiline gelmişti. Aynı yıl yine değişime gelen USS America (CVA-66) ve USS Hornet (CVA-12) gemilerindeki uçaklar bombardıman, av ve keşif görevlerine katılmışlardı.

1967’de operasyon gücüne destek amacıyla USS Forrestal (CVA-59) da Vietnam karasularına gelmişti.

1972’de Vietnam savaşı sürerken ABD’de bakımı tamamlanan USS Ranger’ın (CV-4) ekibi, geminin tekrar Vietnam’a dönüşünü engellemek için personeli tarafından iki düzineden fazla sabotaj düzenlemişti…

Arjantin’in Falkland adalarını işgal etmesi üzerine İngilizlerin hazırladığı deniz gücü içinde iki tane uçak gemisi vardı. HMS Hermes ve HMS Invincible, 4 Nisan 1982’de İngiltere’den denize açılmışlar, Atlantik Okyanusunu güneye kat ederek bölgeye gelmişlerdi. Savaşta gemide konuşlanan uçaklar etkin rol almışlardı…

Sovyetler Birliğinin ilk uçak gemisi Kuznetsov Karadeniz’den ayrılırken, Boğazlardan Montreux Sözleşmesine göre geçiş izni yoktu. Ne ki Kuznetsov “uçak taşıyan kruvazör” olarak tanımlanınca Boğazlardan 3 Aralık 1991’de geçmişti.

Ukrayna, Rusya’dan 1993’te ayrılınca tezgâhta olan Varyag uçak gemisi, yüzde 67’si tamamlanmış halde Ukrayna’ya bırakılmıştı. Gemi açık arttırmayla bir paravan Macau turizm şirketine satılmıştı. Dümen ve motorsuz halde, uzun pazarlıklar sonucu 1 Kasım 20021 günü römorkörlerle çekilerek Boğazlardan geçirilmişti. Varyag daha sonra tadilattan geçirilerek Çin Halk Cumhuriyeti’nin ilk uçak gemisi olmuştu.

Daha sonraları İran-Irak savaşında Basra körfezinde, Afganistan işgalinde Hint Okyanusu, Güney Çin Denizi vb. çatışmalarda ABD uçak gemileri çeşitli vesilelerle bölgelere intikal edip olaylara müdahale etmişlerdi.

3 Ocak 2022’de ABD’nin tarihinde ilk kez bir uçak gemisinin komutanlığına kadın atandı. USS Abraham Lincoln’e (CVN-72) atanan Amy Bauernschmidt, uzun yıllar çeşitli tip gemilerde helikopter pilotluğu ve uçuş öğretmenliği yapmıştı.

UÇAK GEMİLERİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Günümüzde tıpkı diğer büyük gemiler gibi modüler olarak ayrı ayrı inşa edilip sonra bölümler birbirine monte edilmektedir. ABD’de bu konuda neredeyse tek, Northrop Grumman Newport tersanesinde gemilerin son montajı ve denize indirilmesi yapılmaktadır. Uçak gemisi yapılırken yaklaşık çok ağır 200 bölüm ayrı ayrı üretilip birbirine monte edilmektedir. Uçuş güvertesi ve diğer hangar bölümleri ile nükleer güç üniteleri bomba, roket vb. saldırılara dayanıklı çelik zırhlarla kaplandığından uçak gemisinin toplam ağırlığı çok fazla olmaktadır. Uçakların iniş-kalkışını kolaylaştırmak için en az 30-35knot ≈ 55.5-64.8km/sa. hızla seyrederek nispi rüzgâr yaratmaktadır. Günümüzde bütün bunları karşılayabilecek güç ünitesi genellikle nükleer kaynaklıdır. Ayrıca nükleer güç ünitesi emniyet için iki ayrı kat zırhla kaplanmaktadır.

Nükleer reaktörlü uçak gemilerinden örneğin ABD’nin Nimitz sınıfı, 194MW (yeni modellerde 600MW) güçle hareket etmektedir. Klasik motorlu uçak gemisi üç aylık bir görevde 300-400 ton yakıta ihtiyaç duyarken birçok kez ikmal yapması gerekmektedir. Nükleer güç kesintisiz 25 yıl çalışabilmekte ve gemilerin ortalama hizmet ömrü 50 yıldır. Günümüz ABD donanmasındaki tüm uçak gemileri nükleer güçle çalışmaktadır. USS Midway (CV-41), 1992 de hizmet dışı bırakılmıştı: ABD donanmasındaki son mazotla çalışan uçak gemisi olup günde 100.000 US galon ≈ 378.541 litre yakıt tüketiyordu. Hava gücü için 3.5 milyon US galon yakıtı da kendi bünyesinde depolayabiliyordu. Şu anda ABD dışında, nükleer güçle çalışan tek uçak gemisi, Fransızların Charles de Gaulle’üdür.

Yaklaşık 5 bin kişilik mürettebat için yiyecek stokları üç ay yetebilirken, günde 1.5 milyon litre deniz suyunu, nükleer güçten elde edilen elektrikle arıtarak temiz su kullanıma sunulmaktadır.

ABD’nin uçak gemilerinde daha çok av, bombardıman, keşif, elektronik karıştırma, Awacs- erken önleme uçağı (hava radarı), havada yakıt ikmali, ulaştırma kategorilerinde yaklaşık 75-90 civarında uçak bulunur. Ayrıca arama-kurtarma, denizaltı savar gibi görevleri üstlenen değişik helikopterlerde vardır. Çin, İngiliz, Rus ve Fransız uçak gemilerinde benzeri görevleri üstlenen çeşitli hava araçları mevcuttur. Günümüzde etkinliği gittikçe artan drone, SİHA’lar da uçak gemilerine konuşlanmaktadır…

ABD’nin gelişmiş uçak gemileri ortalama 90 uçak taşırken, günde 200’den fazla uçağa uçuş yaptırabilmektedir. Ortalama 100 bin ton ağırlık ve yaklaşık 25 dönümlük bu yüzen şehirde 4500-5000 kişi yaşamaktadır. ABD’nin son model Nimitz sınıfı uçak gemilerinden USS Gerald R. Ford’un uçuş güvertesinin uzunluğu 337m olup dört katapultu (uçak fırlatıcısı) vardır.

Bir nükleer uçak gemisi kesiti

Çok çeşitli ve kalabalık ekip ile malzemenin neredeyse bitişik farklı çalışma koşullarının bulunduğu devasa büyüklükteki uçak gemisinin yönetilmesinde, geleneksel denizcilik kurallarının yanısıra apayrı ve her gün yenilenen özel kurallar yerleştirilmiştir. Özellikle koordinasyon, ekip işbirliği, her bir personelin sorumlulukları ile görevlerinin çok katı sınırları olan çalışma alanıdır. Bunun için eğitimler sürekli ve tavizsiz sürerken, gemi hapishanesinin her zaman dolu olduğunu donanma yetkilileri açıklamıştır…

Bir uçak gemisi tek başına seyir yapamaz; ABD donanmasında en az 7-8 değişik görevleri üstlenen gemi ve denizaltılar ona eşlik etmektedir. Genellikle uçak gemisini korumak için güdümlü füze kruvazörü, destroyer, denizaltı ile lojistik destek için ikmal gemi(ler)si [Taşıyıcı-Saldırı Grubu] ile bir filo oluştururlar. Özellikle koruma, himaye görevlerini yapan gemiler 100nm kadar uçak gemisinin açığında seyrederken olası düşman tehdit(ler)ini ararlar. Uçak gemisinin hava, su üstü ve denizaltı tehditleri için kendi savunma silahları da mevcuttur. Ayrıca devamlı havada bir tane erken önleme uçağı (awacs) devriye gezmektedir.

Uçuşlar süresince havada bir tane uçak gemisinden operasyon yapan yakıt ikmal uçağı devriye gezerek inişte yakıt problemi olan uçaklara yardımcı olur.

Lojistik ikmal gemisi (leri) uçak yakıtı, her türlü yedek parça, mühimmat vb. yükleri taşıyarak uçak gemisine destek olur. Uçakların sık kullandığı malzemelerin başında yakıt ve mühimmattan sonra tekerlekler gelirken, bunlar en fazla yer kaplayanlardır.

Uçak gemisinin komutanı ile bir de tüm filonun komodoru vardır. Uçak gemisi komutanı, komuta kulesinin en üst katında, komodor orta katta görev yaparlar.

ABD’nin Uçak Gemileriyle İlgili Kısaltmaları:

CV:   Uçak taşıyıcısı (Aircraft Carrier)

CVL: Hafif uçak gemisi (Light Aircraft Carrier)

CVB: Büyük uçak gemisi (Large Aircraft Carrier)

CVA: Saldırı uçak gemisi (Attack Aircraft Carrier)

CVN: Nükleer uçak gemisi (Nucleer-powered Aircraft Carrier)

CVW: Helikopter gemisi (Carrier Air Wing)

CVE: Eşlikçi (taşıyıcı) uçak gemisi (Escort Carrier)

UÇUŞ OPERASYONU

Uçakların kalkış için yakıt ikmali genellikle uçuş güvertesinde ve motor(lar)u çalışırken yapılmaktadır. Hem uçuş emniyeti hem de uçuş güvertesini en az süreyle işgal etmek için bu yöntem uygulanmaktadır.

Sulh zamanı uçuş güvertesi yaklaşık yarım saat kalkış, yarım saat iniş pozisyonlarına ayarlanır. Çünkü genellikle kalkış hattının en arkasına uçakların egzoz gazları ve tepkime etkisini azaltmak için kalkanlar kullanılırken, iniş safhasında uçak kancalarının takılması için güverteye dik olarak çelik halatlar serilir. Ancak ABD’nin yeni modellerinde kısıtlı olarak aynı anda güverteden kalkış ve iniş yapılabilmektedir.

Başlangıçta uçakların kalkışını kolaylaştırmak için hidrolik sapanlar (katapult veya başka deyişle bir tür mancınık) kullanılırdı. Yakın zamana kadar buhar basıncıyla çalışan katapult genellikle uçakların burun iniş takımına bağlanarak tıpkı bir sapan gibi fırlatmaktaydı. ABD’nin yeni model uçak gemilerinde katapultlar artık elektromanyetik özelliktedir. Bir jet uçağının kalkabilmesi için (ağırlığına ve tipine bağlı olarak) 250-314km/sa. arasında hıza ihtiyacı vardır. Kalkış pozisyonunda jet uçakları ilave itkiyle beklerken (after burner), operatörün katapultu bırakması ve geminin seyir hızıyla bu değere ortalama iki saniyede ulaşabilirken uçuculara çok büyük yatay kuvvetler (yaklaşık 3-4G) binmektedir. Uçaklar kalkış esnasında herhangi bir motor arızası durumuna hazırlık olarak yerden kesilir kesilmez geminin rotasını temizleyecek küçük dönüşler yapar.

İnişlerde pilotlara istikamet ve süzülüş hattında çok hassas yaklaşmayı sağlayan ışıklı panolar vardır. Buna kendi jargonlarında “Christmas tree: Noel ağacı” denilmektedir. Geminin devamlı ileri hareketi nedeniyle yere temas noktasını değiştirir: Bu yüzden karaya yapılan iniş manevralarından daha farklı, hassas ve zorludur. Uçak gemisi havacılığının başlangıcında bunu iniş güvertesinde flamalarla bir kişi yapardı… İnişte genellikle uçakların kuyruğunda bulunan kanca (hook) salınır. Güvertede enine dört (eski modellerde altı) adet gergin çelik halattan (hook barrier) birine yakalanır. Halatlar hidrolik veya pneumatic basınçla otomatik gevşetilerek, uçağın hızı sıfırlanır. Bu sırada uçak tam gazı muhafaza eder: Nedeni ise kanca halatları atlarsa rahatlıkla uçağın pas geçerek emniyetle havalanması, halata yakalanırsa da burnunun şaha kalkmasını engellemek içindir. Yeni model uçak gemilerinde özellikle dronların kütlesi çok hafif olduğu için eski sistem durdurucular çok etkin olamamaktadır.  Yeni sistem elektro-manyetik durdurucular eski sistemlere göre uçakların enerjisini daha etkin şekilde sönümlerken onlara çok az yük bindirerek durdurmaktadır. Nimitz sınıfı uçak gemilerinde iniş pistinin uzunluğu 152m olup, uçaklar yaklaşık 65 metre civarında tamamen durmaktadırlar.

Uçuş ve hangar güvertelerindeki kısıtlı yer nedeniyle uçakların kanatları, helikopterlerin palleri katlanabilir özelliktedir. Uçak ve helikopterlerin her çeşit bakımı, jet motor testleri de dâhil gemide yapılırken, ilgili teknik personel ve ekipman mevcuttur.

EMNİYET ve KAZALAR

Uçak gemilerinde meydana gelen kazalar veya tehlikeli durumlar genellikle üç kategoride toplanmaktadır: 1) Güverte ve hangarlarda normal operasyonlarda meydana gelen malzeme ve insan kazaları, 2)Uçak ve helikopterlerin arıza, hatalı kullanım vb. nedenlerle kalkış ve iniş kazaları, 3) Geminin işletilmesinde meydana gelen denizcilik kazaları…

Uçak gemisinin üst güvertesi özellikle uçuş operasyonları esnasında her şeyin birbirine tehlikeli biçimde çok yakın ve hareketli nesnelerin aşırı kuvvetli olduğu kaotik bir yerdir. Örneğin 30knot ≈ 55.5km/sa. hızla seyreden geminin uçuş güvertesinde kalkış yapan jet uçaklarının egzos gazlarının geri tepkisi, pervaneli uçakların hareketli palleri, helikopterlerin dönen kanatları ve kuyruk rotoru görevli personeller için ölümcül tehditlerden bazılarıdır. Ayrıca silah ve yakıt ikmalinin bu esnada yapılıyor olması, ortamdaki aşırı gürültünün getirdiği iletişim zorlukları diğer olumsuz faktörlerdendir. Bu riskler yüzünden ekibin her bir eylem çok dikkatli, hassas, koordineli olmak zorundadır.

Uçuş ve diğer güverteler arasında uçakların pozisyon almasını sağlayan çeşitli asansörler vardır. Kalkış için uçuş güvertesine hızlı bir uçak gönderimi, inişte de güvertenin -başta emniyet faktörü nedeniyle- seri olarak boşaltılması önceliklidir.

Uçuş güvertesindeki aşırı gürültüye karşı görevli personelin koruyucu başlıkları olmasına rağmen iletişimler genellikle özel bir koreografiye sahip hareketlerle sağlanmaktadır.

Bazı güverte görevlerinde aynı pozisyonda iki kişi görev alarak yanlış anlaşılma, ters muhakeme gibi riskler en aza indirilir. Uçuş güvertesinde çok farklı görevler için ayrı ayrı ekipler vardır. Bunlar değişik renkte özel ceket-yelek ve koruyucu başlıklar giymektedirler. Bu yelekler suya değince otomatik açılıp şişmekte ve yanıp-sönen ışıklarla arama kurtarma ekiplerine yeri bildirmektedir:

Beyaz: Uçuş güvertesinde her tür güvenlik önlemlerinin gözetiminden sorumludurlar.

Sarı: Çok kaotik ortam olan uçuş güvertesinde uçakların kalkış için pozisyon almaları (taksi yapmaları), inişten sonra hook (kanca) bariyerinden çıkıp, iniş güvertesinin boşaltılma manevrasından sorumludurlar.

Yeşil: Uçakların kalkışında kullanılan katapult (sapan, bir tür mancınık) fırlatma sistemine uçağın yerleştirilmesi, inişte uçak kancasını yakalayan çelik halatların (hook barrier) kurulumu, ilgili teçhizatların her türlü bakım ve onarımından sorumludurlar. Ayrıca uçakların güvertedeki küçük bakım ve kontrolünü yapan teknik ekip de aynı rengi kullanır.

Kırmızı: Uçak güvertesinde her türlü silah ve mühimmatın uçaklara yüklenmesi, emniyetlerinin alınması, kurulması ve uçaklardan indirilmesi, depolara nakli vb. görevleri vardır. Ayrıca kaza-kırım kurtarma ekipleri de kırmızı giyinip, gümüşi koruyucu elbiseleriyle birlikte çalışırlar.

Gümüş renkli: Güverteye düşen, çarpan, hava araçlarından öncelikle ekibi kurtarma, aracın emniyete alınması, hasar tespiti vb. görevleri üstlenirler.

Mor: Güvertedeki her tür aracın yakıt ikmalinden sorumludurlar.

Mavi: Uçakların uçuş ve hangar güvertelerinde hareket etmeleri, asansöre yerleştirilmeleri, güvertedeki mini traktör, çekicileri kullanmaktan sorumludurlar.

Kahverengi: Uçuş güvertesinde uçak ve helikopterlerin bakımlarını denetleyen filoların bakım yetkilileridir. Ayrıca uçak ve helikopterleri güvertede takoz ve zincirle sabitleme görevleri de vardır.

Uçuş güvertesine arızalı uçağın inişi (hidrolik, kumanda, iniş takımı vb. arızalar) için özel ağ bariyerinin gerilmesi, toplanmasında güvertedeki değişik renkli ekipler ortak çalışmaktadır.

Uçak gemisinin uçuş güvertesi kontrol merkezinde her bölümden bir personel (pilot da dâhil) görev alarak gerekli koordine sağlanır.

Özellikle uçuş güvertesi en riskli bölge olduğundan, belli aralıklarla “denize adam düştü” alarmı verilir. Hücre sistemi ile personel en kısa zamanda rapor amirine kendi durumunu bildirir. Ayrıca alarm nöbetinde bekleyen kurtarma helikopteri derhal havalanır. Böylelikle çok kısa zamanda hem yoklama alınır, hem de bu konudaki eğitim taze tutulmaktadır.

26 Aralık 1966 günü Vietnam’ın Tonkin Körfezinde bulunan USS Oriskany (CVA-34) gemisinin hangar güvertesinde bir silahçı teknisyen aydınlatma bombasını (flare) yanlışlıkla patlatınca alevler yakınlarda bulunan 343 bombayı etkilemişti. Bombaların tamamı patlamasına rağmen bölüm koruma zırhları, yangın ve infilakların gelişerek diğer bölümlere sirayet etmesini önlemişti. Yine de kazada 44 kişi ölmesine rağmen yaralı sayısı ve uçak kaybını donanma bildirmemişti.

29 Temmuz 1967’de USS Forrestal (CVA-59) gemisinin uçuş güvertesindeki bir uçakta bulunan roket yükünden biri, hata sonucu ateşlenmişti. Roket başka uçağın harici yakıt tankına çarpınca infilakla oluşan ateş topu uçuş güvertesini bir anda kaplamıştı. Uçuş güvertesindeki tüm uçak ve helikopterlerin yanması, üzerlerindeki mühimmat ve yakıtın infilakıyla 12 saat süren kaos yaşanmıştı. Yangın kontrol altına alındığında 50 kişi ölmüş, 295 i yaralanmıştı. USS Forrestal gemisindeki yangının filmi daha sonra ABD Deniz Kuvvetlerinde “Learn or Burn: Öğren veya Yan” ismiyle eğitim filmi olarak gösterilmiş ve tüm personelin izlemesi zorunlu kılınmıştı.

14 Ocak 1969’da USS Enterprise (CVAN-65)  gemisinde yine bir uçaktan roketin yanlışlıkla ateşlenmesi sonucu güvertede büyük patlamayla yangın çıkmıştı. Üç saat sonra durum kontrol altına alınırken 28 ölü, 62 yaralı ve 15 uçak kaybıyla uçak gemisinde büyük kazalardan birisiydi.

  Nükleer silah yüklü ve nükleer güçlü USS Enterprise yangını, Havaii-1969

2009 yılında için için yanan bir sigara USS George Washington’da (CVN-73) yangına neden olmuştu. 11 saate söndürülen yangı 70 milyon US$ zarar vermişti. Yetkililer hasarla ilgili ayrıntı bilgi vermemişlerdi.

STRATEJİK GÜÇ

1982 yılında İngiltere’nin Falkland savaşında kullandığı uçak gemilerinde dikey iniş-kalkış yapabilen Harrier tipi uçaklar ile gittikçe menzil ve silah yeteneği artan helikopterler, gemilerdeki uçak tiplerindeki çeşitlilik hakkında yeniden planlamaları ortaya koymuştu. Daha sonra geliştirilen AV-8B Harrier, V-22 Osprey, Rusların YAK-38 ve SU-33 türü VSTOL(*) uçakları, Çinlilerin J-15, J-31, J-20 uçakları ile en son gündemde önemli yer tutan F-35 tipi uçaklar ve elbette gün geçtikçe hızla gelişen dronlar (İHA-SİHA) gemilerin dizaynında önemli değişiklikleri beraberlerinde getirdiler. Bunlara ilaveten Almanlar, VAK-191B tipi VTOL (**) uçağı 1975’ten sonra geliştirilmesine rağmen politik nedenlerle rafa kaldırılmıştı.

1990’ların ortalarına kadar ABD uçak gemilerinde taşınan nükleer bombaların, artık bulunmadığı açıklaması yapılmasına rağmen bu konuda kesin bilgi ve güvence halen yoktur.

Şu Anda Uçak Gemisine Sahip Ülkeler: (Bu listede helikopter veya amfibik donanımlı gemiler yoktur.) ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya, İtalya, İspanya, Brezilya, Hindistan, Tayland.

ABD’nin Gerald R. Ford sınıfı (en yeni model) uçak gemisinin üretimi 13-14 milyar dolar, işletilmesi günde 7-8 milyon dolar harcamaya neden olmaktadır. Nitekim ABD Deniz Kuvvetlerindeki uçak gemisi sayısında azaltmaya gidilmektedir. Kongrede kabul edilen bir yasaya göre sayıları on birin altına düşmeyecektir. Ne var ki bu çok pahalı ve çok büyük gemileri bir takım askeri analistler ve uzmanlar, zamanı geçmiş dinozorlara benzetmektedirler. Benzer görevleri çok daha ucuza yapabilecek alternatiflerin olabilmesinin yanı sıra çok kararlı düşmanın da bu gemileri rahatlıkla batırabileceklerini öne sürmektedirler. Nitekim dikey iniş-kalkış yapan uçaklar, gelişmiş saldırı helikopterleri ile dronlar, uçak gemisindeki birçok donanımın gereksizliğini ortaya koymaktadır. Karşıt görüş olarak uçak gemilerinin görevlerini sadece av-bombardıman olarak görülmemesi gerektiği öne sürülmektedir. Bölgede hava ve deniz üstünlüğünün sağlanmasında halâ (!) rakipsiz olduğu iddia edilmektedir.

Çevre kirliliği, nükleer sızıntı tehlikesi vb. olumsuzluklar, savaş karşıtları ve çevreciler tarafından hep ön plana çıkartılarak eleştirilip protesto edilmektedir.

30 Nisan 2016’da İstanbul’da üretimine başlanan TCG Anadolu isimli helikopter ve amfibik (havuzlu) saldırı gemisi Mart 2022 de test seyrine başlamıştı. On helikopter ve SİHA-TİHA nın konuşlanacağı geminin donanmaya 2022 sonunda teslim edileceği bildirilmişti. Başlangıçtaki açıklamalara göre 2020’de Deniz Kuvvetlerinde hizmete gireceği TCG Anadolu’nun inşasının pandemi, ekonomik sıkıntılar vb. problemler nedeniyle geciktiği belirtilmişti. Benzer özellikte ikinci gemi TCG Trakya projesi henüz netlik kazanmamıştır.

(*) VSTOL: Dikey veya çok kısa mesafeden iniş-kalkış yapabilme (Vertical and/or short takeoff-landing)

(**) VTOL: Dikey iniş-kalkış yapabilme

NOTLAR

* Yönetmen Stephen Low’un Kanada yapımı “Aircraft Carrier: Guardian of the Seas” isimli belgesel filmi, 2016’da izlenmeye başlanmıştı.

*Vietnam savaşında görev alan USS Kitty Hawk uçak gemisinde çok baskılı ve zorlu savaş şartları sonucu mürettebat arasında siyah-beyaz ırkçı çatışmaları çıkmıştı. 4 bin 500 kişilik mürettebatın 300’ü siyahiydi. Gemide 60 kişinin yaralandığı olaylar sonucunda 21’inin askeri mahkemede ceza almasına rağmen ABD Donanması bu konuda neredeyse hiç açıklama yapmamıştı. Yazılı ve görsel basında konu edilemeyen çatışma haberlerine sansür uygulandığı, vergi ve reklam gelirleri tehdiyle patronların korkutulduğu, çok uzun zaman sonra gazeteciler tarafından açıklanmıştı.

*ABD’nin USS Kitty Hawk fuel oil yakıtla çalışan son uçak gemisi olup, 2009 yılında devreden çıkartılıp bir gemi söküm şirketine 1US$ a satılmıştı.

*ABD donanmasında 1990’lara kadar “hiçbir gemiye dişi sinek bile giremez” şiarı vardı. 1990’ların ortasından itibaren bu tabu yıkıldı. Günümüzde uçak gemisinin her bir görev alanında kadınlar yer almaktadır.

*Çin’in yaptığı DF-21 tipi balistik ve hipersonik füzesinin bir uçak gemisini batıracak güçte olduğu kesinleşmişti.

* F18/A pilotu gemiden kalkış sırasında sağ elini levyeden çeker: Kulaktaki otolit organı, diğer duyularla birleştiğinde çevremizle denge ve uyumu sağlar. Otolit, öncelikle eğilme ve hızlanma ile duyumsamamızdan sorumludur. Sorun şu ki, evrim onu hiçbir zaman bir uçak gemisinden fırlatma gibi yoğun bir hızlanma için tasarlamadı. Bu, “somatogravic illusion” adı verilen bilinen bir etkidir. İleriye doğru yoğun bir hızlanma hissettiğinizde, otolit geriye doğru yalpalama yanılsaması verir. Pilot, gerçekte düz uçuşta olmasına rağmen, uçağın yukarı doğru yükseldiği hissini hatalı bir şekilde duyumsar. Bu, pilotun refleks olarak lövyeyi uçağın burnunu aşağı indirmek için ileriye doğru itmesine neden olacaktır. Bu keşfedilmeden önce, ABD donanması bu yanılsama nedeniyle birçok uçak ve pilotunu kaybetmişti. Özellikle görsel referansların çok az veya hiç olmadığı, gece uçuşlarında, gökyüzünün tamamen bulutla kaplı havalarda geminin ucundan, burun dalışı kazalarına neden olmuştu. Bu nedenle, uçak güverteden ayrılana kadar pilotun kontrollere dokunmalarına izin verilmez. Uçak trimi (kumanda yüzeylerinde yardımcı ayarlanabilir bölümler), hafif bir tırmanış sağlayacak şekilde kalkıştan önce ayarlanır. Böylece kontrollere dokunmadan, uçak gemiden tırmanarak uzaklaşacaktır. F/A-18'in uçuş kontrollerinde pilot kumandası gerektirmeyen bir başlatma-kalkış kontrol sistemine sahiptir. Yeni model katapultların ivmelendirme etkisi çok yüksek olduğu için bir fırlatma kontrol sistemine sahip olup olmadıklarına bakılmaksızın tüm uçakların, uçak gemisinden kalkışları için aynı kural geçerlidir.

*Modelciler arasında uçak gemileri en prestijli üretim faaliyetlerinin başlarında gelmektedir.

BAŞVURULAN KAYNAKLAR

*Aircraft Carriers (Michael E. Haskew – Zenith Press, 2016)

*On Wave and Wing: The 100 Year Quest to Perfect the Aircraft Carrier (Barrett Tilman – Regnery History, 2017)

*At What Cost a Carrier? (Henry Hendrix – Center for a New American Security, 2013)

*Naval Air War: The Rolling Thunder Campaign – Norman Polar & Edevardo J. Marolda – Naval History & Heritage Command, 2015)

*Smithsonian Atlas of World Aviation (Dana Bell – Bunker Hill Publishing, 2008)

*Modern Hava Sistemleri (Sami Atalan – T. Hava Kuvvetleri Kom. 2010)

*Tarihin İlkleri ve Enleri (Arman Polatlı – Karakarga Yayınları, 2018)

*Historia 1923: Birinci Dünya Savaşı Dergisi (Bilgi Yayınevi - Sayı:1 Kış, 2016)

*Havacılık Tarihinde Türkler Cilt I-II (Yavuz Kansu& Sermet Şensöz& Yılmaz Öztuna – T.H. Kuvvetleri Kom. Basımevi ve Neşriyat Md. 2010)

*Türk Hava Mecmuası (Editör: Yücel Öztürk – Fenomen Yayınları, 2021)

*Orgeneral Muzaffer Ergüder’in Havacılık Anıları: 1922-1930 (Editör: Halil İbrahim Fırtına – Türk Hava Kurumu Basımevi, 2009)

*Bilim ve Teknik Dergisi (Tübitak Aralık 2015 Sayı: 577)

*edition.cnn.com

*www.thisdayinaviation.com

*www.seaforces.org

*Navy.mil/Resources/Blogs

*www.wikipedia.org

*www.howstuffworks.com/aircraft carrier


E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR    Toplam 8 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
 

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
 
   
 
selay
17 Haziran 2022 Cuma 12:57
Değerli bilgiler kazandım, tebrik ederim.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Emekli
8 Haziran 2022 Çarşamba 10:04
Görevle bulunduğum uçak gemisinde yaaşam alanlarının son derece dar olmasının yanısıra kalkışta katapultun verdiği gümleme sesinin her yerden işitilmesi ayrı bir stres kaynağı olarak gözlemlemiştim.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Saffet. L.
1 Haziran 2022 Çarşamba 19:03
New York'ta müzeye dönüştürülmüş Amerikan uçak gemisinden bahsedilse iyi olurdu.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
D.E.
31 Mayıs 2022 Salı 08:50
Uçak gemilerinin dinazor benzetmesi çok doğru, tamamen kaldırılmalı. Kifayetsiz muhteris siyasiler ve generallerin arzularına bırakılmamalı.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Greenpeace
28 Mayıs 2022 Cumartesi 15:07
Uçak gemileri gerçek bir çevre düşmanı. Onca insanın tuvaletinden, yemek artıklarına, uçakların bakımlarından gelen yağ, hidrolik, yakıt atıkları hep denizlere gidiyor. Nükleer tehlike cabası.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
S. Ali Akdeniz
27 Mayıs 2022 Cuma 18:52
Verdiğin belgesel niteliğindeki bilgiler için teşekkür ederi. Keyifle okudum.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Tarihçi
27 Mayıs 2022 Cuma 14:04
Ukrayna ve Rusya'nın uçak gemilerinin boğazlardan geçişi akçalı ve siyasi, çok yoğun pazarlıklarla gerçekleşmişti. Bu kısımlar biraz daha aydınlatırsa iyi olur kanısındayım.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Aysegul Kocagra
27 Mayıs 2022 Cuma 11:04
Canim kardesim emeklerine saglik sayende aydinlandim bilmedigim deryalarda yuzdum katapult insallah yanlis yazmadim ogrendim alt paragraflarda aciklamalar var tebrik ederim
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
 
FACEBOOK YORUM Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç
YORGUN ARGIN PİLOTLAR
Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç
Osman Gazi Baykal
KUTUP UÇUŞLARI
Osman Gazi Baykal
İbrahim Köktener
RAUF
İbrahim Köktener
Tuğba İncel
GERMANWINGS KAZASI DAVASI SÜRÜYOR
Tuğba İncel
Faruk Sayılır
UCUZ HAYATLAR
Faruk Sayılır
Engin Aksüt
ACT KAZASI
Engin Aksüt
20210713-muzafferhoca
ÇOK OKUNANLAR
  FOTO GALERİ
SİNGAPUR AIRSHOW-2020

SİNGAPUR AIRSHOW-2020

  VİDEO GALERİ
ENGELLERİN AŞILDIĞI HAVALİMANI

ENGELLERİN AŞILDIĞI HAVALİMANI

  GÜNÜN MANŞETLERİ
 
İSMAİL DEMİR AÇIKLADI
İSG ÇALIŞANI ZAMLI MAAŞ ALACAK
GISS SEMPOZYUMUNA KATILDILAR
MARS İÇİN UÇAK TASARIMI
PEGASUS'TAN EK SİPARİŞ
YUNANİSTAN F-35 İSTEDİ
PİLOT KULEYİ GÖREMEDİ
İSTANBUL HAVALİMANINDA AÇILDI
BOEING SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU
RUSYA PİLOT GÖÇÜNE ENGEL OLUYOR
 
  UÇUŞ BİLGİLERİ
İç Hatlar Dış Hatlar
Geliş Gidiş Geliş Gidiş
  İstanbul Havalimanı
  Sabiha Gökçen
  Ankara
  Antalya
  HAVA DURUMU
  İstanbul
Cumartesi Pazar Pazartesi
22 / 28 °C 22 / 27 °C 21 / 27 °C
  ARŞİV
 
   
 
 
UNUTMAYACAĞIZ...
 
Onur Güntürkün
 
 
UNUTMAYACAĞIZ…
 
Ünal Başusta

  •Künye
  •İletişim
  •Havacılık Haberleri
  •Röportaj
  •Türkiye'den
  •Dünyadan
  •Seyahat Rotası
  •Havacılık
  •Uçuş Eğitim
  •Havalimanları
  •Göklere Veda
  •Havacılık Emekçileri
  •Havacılık
  •Reklam Videoları
  •Röportaj
  •Video Haber
  •İstanbul Havalimanı
  •seyahat
  •bilet
  •Birleşik Arap Emirlikleri
  •Baykar