iga-2023-2
Airkule
Unifree-2019
HAVACILIK HABERLERİ RÖPORTAJ TÜRKİYE'DEN DÜNYADAN VİDEOLAR SEYAHAT ROTASI
Pegasus-2024
   
  Osman Gazi Baykal [email protected]   
COĞRAFİ KONUMLARINA GÖRE HAVAALANI ve HAVALİMANI ÇEŞİTLERİ
31 Mayıs 2023 Çarşamba

A/ TANIMLAR:

Uçaklar geliştikçe sadece kalkış-iniş yapabilecekleri yüzeylerin dışında bakım, ikmal (yakıt, yağ vb.), ardından yolcu ve yük taşımak için gerekli tüm kolaylıkları barındıran yerlere ihtiyaç duyulmuştu. İşte “havaalanı, havalimanı” söylemine evrilmesi böyle gelişti.

Türk Dil Kurumu Sözlüğü Havaalanını (airfield) "uçakların kalkıp inmesi için yapılmış düz, açık, asfalt veya betondan geniş yer" olarak açıklarken, Havalimanını (airport) “kentler ya da ülkeler arası havayolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların tümü ile bu altyapının yerleştirilmesini, işletilmesini ve geliştirilmesini sağlayan kuruluş” diye tanımlanmıştır.

Uluslararası jargonda havaalanı,“uçakların bakım ve servis hizmetleriyle, yolcu ve uçak trafiğinin düzenlenebilmesi için gereken ek binalar da dahil olmak üzere söz konusu uçakların kalkış-iniş ve manevra hareketleri için düzenlenmiş, sınırları belli özel bir alan” olarak tanımlanmıştır.

Uçakların iniş-kalkışına uygun ancak havalimanın sunduğu hizmetlerin pek azının yer aldığı özel araziye kontrolsüz havaalanı veya bazen sadece uçuş pisti denilmektedir.

New York’taki La Guardia Havalimanının 1930’larda deniz uçaklarıyla taşımacılık zamanları

Havalimanı (airport) adı, ticari havacılığın emekleme dönemlerinde deniz uçaklarıyla yapılan yolcu taşımacılığında kullanılan yerler içindi. Ne var ki, o durumda bile yolcuların uçağa kadar ulaşması, her türlü bakımı vb. koordinasyonlu faaliyetlere duyulan ihtiyaçlar nedeniyle sadece kalkış-iniş yapılan daha basit havaalanından fazlasını kavram olarak kapsayarak, karadan da yapılan hava ulaşımında ayırt edici anlamıyla -gelişen yerler için- kullanılarak günümüze kadar ulaştı.

Türkiye’de Ulaştırma, Denizcilik ve Habercilik Bakanlığı havaalanı-havalimanı ayrımını kaldırarak tüm resmi, özel yazışmalarda “havalimanı” olarak kullanıma sokmuştur.

Pratikte hiç kullanılmamasına karşın uluslararası yasa, tüzük, içtihat, belgeler vb. resmi dokümanlarda daha çok Aerodrome ismi yer alır: Uçakların kalkış ve inişlerinde (karada, suda, hatta bir gemide bulunan mobil platformda) kullanılan herhangi bir yeri tanımlayan geniş bir terimdir.

Seaport amfibik uçakların kalkış-inişi için kullanılan açık su alanıdır.

Askeri havaalanlarına hava üssü, sadece helikopterlerin iniş-kalkışına uygun yerlere heliport denilmektedir. Eğer heliport yer seviyesinden yüksekte ve taşıyıcı bir yapı üzerinde bulunuyorsa bu yükseltilmiş heliport adını almaktadır. Stolport, dikine veya çok kısa mesafelerden kalkış-iniş yapabilen uçak ve helikopterlerin kullanabildiği havaalanlarıdır. Airstrip kalkış-iniş için yüzeyi çeşitli materyallerle kaplı (çim, toprak, çakıl, çelik hasır vb.) sadece pistin, bazen de yakıt ikmal kolaylığı bulunan sahalara denilmektedir.

B/ HAVALİMANLARININ GENEL NİTELİKLERİ:

Hava meydanları için standartlar, tavsiye edilen uygulamalar, planlamadan işletimine kadar uluslararası kurallar ICAO’nun (International Civil Aviation Organization) Annex-14 nolu dokümanında ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Her ülke sivil havacılık otoritesi en az bu kurallara göre havalimanlarının kurulup, işletilmesini sağlayıp, sürekliliğini denetlemektedir.

Havaalanı için yer seçimi çok önemli olup 1930’lu yıllarda ABD’de belirlenen faktörler hala geçerliliğini sürdürmektedir: Olumsuz meteorolojik olayların azlığı, hâkim rüzgârlar ve yönleri, coğrafi-fiziksel manialardan arınmışlığı, toprak yapısı, ulaştırma ağlarının elverişliliği, arazi genişleme olanakları vb. faktörlere günümüzde operasyonellik faktörü eklenmiştir.

Öncelikle bir meydanı inşa etmenin maliyeti çok yüksektir. Bu yüzden genellikle tamamen veya kısmen kamu yatırımlarıyla inşaat (lar) dizisi karşılanır. Bazen yap-işlet-devret modeli uygulansa bile arazi/yer tahsisi çoğunlukla devlet/kamu tarafından sağlanmaktadır. Son 50 yıldan beri tüm dünya genelinde özel sektörün kısmen veya tamamen kendi olanaklarıyla kurup işlettiği havalimanlarının sayısı artmaktadır.

Bir havalimanının çalışabilmesi için gereken şartların başında pist (ler), uçak park yerleri, bağlantı yolları (taksi yolları), hava trafik kontrol ünitesi, yangın ve kurtarma ekipleri ile teçhizatları, her çeşit iletişim alt yapısı, meteoroloji hizmetleri, meydanın (IATA) kategorisine göre ışıklandırma ve seyrüsefer cihazları gelmektedir. Meydanın büyüklüğüne göre yakıt ikmal sistemleri, yolcu-kargo taşımacılığı için terminaller, yükleme boşaltma altyapısı ile elbette havalimanına ulaşım sistemleri (karayolu, raylı sistemler vb.), hangarlar, bakım-tamir düzenlemeleri vardır. Ayrıca havalimanının işlerliğine bağlı olarak daha birçok kolaylıklar eklenebilmektedir.

Havaalanı & havalimanı sınıflandırmaları birçok özellikler temel alınarak yapılmaktadır. Örneğin iniş-kalkış yapan uçak sayısı, yolcu ve kargo taşımacılığı sayıları, yerleştiği alanın büyüklüğü, en az veya en çok gecikmeli hava trafik akışı, kârlılık oranları, en fazla yatırım yapılanlar, toplam pist sayıları, olumsuz hava koşullu gün sayısı vb. kategoriler vardır. 21. yüzyıldan itibaren en çevreci gibi yeşil badana kandırmacaları da ön plana çıkmıştır.

Bu yazıda sadece coğrafi konumlarına göre havalimanı-havalimanı sınıflandırılmasını inceleyeceğiz. Bu sınıflandırma tamamen kişisel olup, başka eklemeler veya azaltmalar olabilir. Türkiye’nin havaalanı ve havalimanlarını ayrı bir yazıda inceleyeceğiz.

1/ ADA HAVALİMANLARI:

  1. Yapay Ada Havalimanları:

Bu kategoride genellikle denizde çok küçük kayalıkların doldurulup gerekli alt yapılarla var edilen veya tamamen yoktan yaratılan yapay adacıkların üzerindeki meydanlar vardır. Bu sistem ilk kez Japonya’nın Osaka kent sahilinin açığındaki Kansai Havalimanı’nda denenmiştir. 1987 yılında başlayan inşaatta kullanılan malzemenin ağırlığı, deniz alüvyonlarını sıkıştırdığı için iyimser tahminle adanın 5.7 m (19’) batacağı tahmin edilmişti. Ancak zaman içinde ada tahmin edilenden çok fazla batınca -8.2m (27’)- ikinci pist için yeni bir ada daha yapılmıştı. Havalimanı Eylül 1994’te açıldığında 15 milyar USD’lık maliyet, 2008’de ise toplam 20 milyar USD’a ulaşmıştı. Batma hızının yavaşlayıp normal planlanan değerlere ulaşmasıyla ikinci adaya ayrı terminal binası yapılmasına gerek duyulmamıştı.

Kansai-Osaka Havalimanı

Ada üç kilometrelik kara ve demiryolu ile anakaraya bağlıdır. Kansai, yapay ada projelerinin ilki olup buradan çıkardıkları derslerle Japonya’da Kobe, Chubu Centrair, Kitakyushu, Nagazaki havalimanlarının yanısıra Çin’deki Hong Kong Chek Lap Kok ve Macau meydanları daha da geliştirilmiş benzer mimari ve mühendislik özelliklerle yapılmıştı. Bunların hepsi anakaraya köprü-yol ve bazılarında karayolu-tren/metro köprüleri ile bağlıdır. Bu meydanlar en önemli özelliği çok şiddetli depremler ve tayfunlara karşı dayanıklı inşa edilmeleridir.

  1. Terk edilmiş Ada Havalimanları:

Özellikle II. Dünya Savaşında Amerikan ordusunun Pasifik Okyanusunda ele geçirdiği irili ufaklı adalarda hızlıca oluşturduğu askeri meydanlar çoğunluktadır. Böylelikle Japon anakarasına daha yaklaşarak bombardıman ve av uçaklarının menzil kısıtlamasından kurtulmuşlardı. Neredeyse sabit bir uçak gemisi gibi işlev görmüşlerdi. Savaştan sonra büyük bir kısmı terk edilirken, bazı elverişli olanlar geliştirilerek sivil uçuşlara -özellikle turistik amaçlı- bazıları da askeri üsler olarak varlıklarını sürdürmüşlerdi.

Batı Pasifik Adalarında terk edilmiş bir ABD askeri havaalanı

  1. Atol veya Çok Küçük Ada Havalimanları:

Özellikle lagünlerdeki meydanların bazıları sadece bir pistten oluşurken turistik yolcu taşıma veya gezi amaçlı çok küçük genel maksatlı havacılık uçaklarının operasyonuna elverişlidir. Bir kısmı II. Dünya Savaşında karşı askeri amaçla yapılan sonra da günün ticari-askeri uçakları için geliştirilen havalimanlarıdır. Yine iki motorlu yolcu uzun menzilli uçakların ETOPS kurallarıyla (extended time operations) okyanus geçiş planlamalarında motor arızası vb. durumlarda acil iniş için düzenlenmiş pist-meydanlar da vardır. Bunların bir kısmında kule, hava trafik kontrolü gibi unsurlar bile yoktur. Özellikle atol meydanlarının en büyük dezavantajı deniz seviyesinden en fazla 2-4 metre yüksekte olmalarıdır. Ufuktaki küresel iklim krizinin önemli risk faktörlerinden denizlerin yükselmesi durumunda kaybolmaları kaçınılmazdır. Örneğin Maldivler’in Hulhulé adasında ve başkent Malé yakınındaki İbrahim Nasır Havalimanı deniz seviyesinden sadece 2 metre yüksektedir.

Funufati Havaalanı – Tuvalu

  1. Çok Kısa Pistli Havalimanları:

Adanın pist için sınırlı yüzeyi olmasına rağmen kapitalizmin kâr amaçlı ve turistik kaygılarla işletilen havalimanları oldukça yaygındır. Bu tür pistlere küçük uçaklar operasyon yapmasına rağmen havayolu şirketleri kârlı uçuş noktaları için orta-büyük uçak sınıflarının en uç limitlerinde kullanılmasını da sağlamışlardır. Bunlara en başat örnek, Karayiplerde Hollanda yönetimindeki St. Maarten adasındaki Prenses Juliana Havalimanıdır. Denizin kısmen doldurulmasıyla elde edilen piste B-747 türü geniş gövdeli uçakların sahili yalayarak iniş noktasına ulaşma safhası turistler için değişik, bazen de uçak basınç rüzgârları nedeniyle tehlikeli bir gösteriye dönüşmektedir.

B-747 St. Maarten Havalimanına inişte

Bir takımada meydanlarında pistin sığdırıldığı çanağımsı arazi, yaklaşma için bir yamacı yalayarak inişe geliş uçuş profilini zorunlu kılmaktadır. Bu tür yaklaşmaları daha çok genel amaçlı küçük uçaklar yapmakla birlikte pilotlar için riskli, deneyim isteyen heyecanlı yaklaşmalarla iniş tamamlanmaktadır. Elbette zaman zaman bazı kazalar gerçekleşmesine rağmen operasyonlar artan hızla sürmektedir.

Yine bazı ada meydanlarında pist(ler)in her iki başında yalıyarlar hatta uçurumlar bulunmaktadır. Özellikle inişte oturuş noktası, pistin kısalığı nedeniyle çok önem kazanmaktadır. Örneğin İzlanda’nın Himaey adasındaki Vestmannaeyjar havalimanının bir pisti bu özelliktedir. Elbette başta rüzgâr ve türbülans olmak üzere diğer meteorolojik fenomenler de operasyonu zorlaştıran faktörlerdir.

Vestmannaeyjar Havalimanı Himaey adası-İzlanda

Hollanda’nın Karaiblerdeki Saba adasının Juancho E.Irausquin Havaalanı halen dünyada ticari havacılığın yapıldığı en kısa piste (400 metre) sahiptir. Sadece özel izinle genel havacılık uçakları operasyon yapabilmektedir. Pistin her iki ucu denize uçurumla uzanmaktadır.

2/KIYIYA EKLEMELERLE ve KISMEN DOLGUYLA YAPILAN HAVALİMANLARI:

Dünya genelinde en yaygın olarak uygulanan bu kategoride meydanın bir bölümü anakarada olup, genellikle pist(ler) ve taksi yolları için deniz, göl bazen akarsu yatağında dolguyla kazanılan arazi üzerine inşa edilerek havalimanı oluşturulmuştur. Bu kategoride Nice’in Côte d’Azur ve Rio de Janeioro’nun Santos Dumont havalimanları başat örneklerdendir. Bu kategoride yer alan en ilginç örneklerden birisi de Londra City Havalimanıdır. Eskiden kraliyet rıhtımı (Royal Dock-Newham) olarak kullanılırken 1986-87’de geliştirilerek havalimanına dönüştürülmüştü. 2016’da uluslararası bir ortaklık tarafından satın alınıp işletilmeye devam edilmektedir. Şehrin en merkezi yerinde olması yolculara çok cazip gelerek ayrı bir talep sağlamaktadır.

Bazen sadece sahildeki kayalıklar betonarmeyle güçlendirilerek pist (ler) veya taksi yolları elde edilir. Buna en ilginç örnek ise Portekiz’in Madeira adasındaki Madeira Havalimanı'dır.

Londra City Havalimanı

Pistin 1/3’lük kısmı, altındaki kayalık sahilin özel betonarme yapılarla güçlendirilerek uzatılmıştır. Halen pist ve taksi yolu oldukça yoğun hava trafiğini sorunsuz taşımaktadır.

Madeira Havalimanı

3/ YAKLAŞMA, İNİŞ ve KALKIŞTA COĞRAFİK YAPIDAN ÖTÜRÜ RİSKLİ HAVALİMANLARI:

Bu kategorideki havalimanların büyük bir kısmı tepenin üstünde, hemen uçurumun yanında yer almaları veya meydan civarındaki yüksek tepeler nedeniyle özel kalkış ve yaklaşma usülleri gerektirmektedir. Elbette bu coğrafik özelliklerden ötürü gelişen olumsuz ani hava olayları diğer bir risk faktörüdür. Buralara uçuş yapacak pilotların bu coğrafik özelliklerin dikte ettirdiği paternlerin normal ve motor arızası, yangın vb. uçuş durumlarını kapsayan simülatör eğitimlerinde iniş, kalkış, pas geçme vb. manevraların mutlaka tamamlamaları dünya havacılığında geçerli bir kuraldır.

Telluride Havalimanı, Colarodo-ABD

Halen Avusturya’nın Innsbruck, Salzburg, Nepal Katmandu’daki Tribhuvan, Türkiye’de Van Ferit Melen Havalimanı gibi örnekleri pek çoktur. Fransa, İtalya İsviçre ve Avusturya’da başta Alp Dağları gibi birçok kışlık kayak merkezlerinde çok küçük uçakların operasyon yapabildiği şerit pistler vardır. Pist yüzeyleri çok eğimli olabildiği gibi bir tarafı genellikle uçurumun kıyısındadır. Bu tür meydanların ortak noktalarından biri de meydanın deniz seviyesinden yüksekliğinin fazla oluşudur. Bu da özellikle yolcu ve yük taşımada ayrı bir kısıtlama getirmektedir.

Peru’nun ünlü Machu Picchu bölgesine yakın Cusco’s Havalimanı 3416 metre rakımı ve sadece aktarmalı küçük uçakların operasyon yapabildiği yaklaşma iniş ve kalkış aşamaları ile zorlu bir meydandır. Ne var ki, İnka’ların Gizli Vadisine uçakların zarar vermesi üzerine arkeologlar, çevreciler ve yerel halkın protestoları sonucu kapatılmış ancak bir süre sonra yeniden faaliyete geçmişti.

Şu anda kapatılmış olan eski Hong Kong Kai Tak Meydanı, çevredeki dağlar nedeniyle çok özel yaklaşma paternine sahipti. Hem piste açılı yaklaşma yaptıran IGS (Instrumented Guidance System)  sistemi hem dağların yamaçlarındaki damalı özel yaklaşma nirengi panolarının (checker board) yanısıra farklı ışıklı yaklaşma patika hatları ile büyük jet uçakları ancak güvenli uçuşlar yapabiliyordu.

Hong Kong’un eski Kai Tak Havalimanına iniş yapan bir uçak.

4/ PİST, KARAYOLU veya DEMİRYOLLARININ BİRBİRİNİ KESTİĞİ HAVALİMANLARI:

Genellikle meydan yapımı için uygun arazinin kısıtlı olduğu veya kentsel-çevresel gelişmelerin dikte ettirdiği bölgelerde ortak kullanımlı havalimanları az da olsa vardır. Coğrafi koşullar yapım sürecinde başat rolü oynamaktadır.

 Cebelitarık Havalimanında inişteki uçağı bekleyen karayolu trafiği

Örneğin Cebelitarık Meydanı bu kategorinin en ilgincidir. Kalkış ve iniş yapan uçakların öncelik aldığı trafik akışında, karayolundaki araçlar trafik ışıklarıyla pistin boşalmasını beklemektedir. Uçaklar pisti boşaltınca karayolundaki araçlar pisti kateden yolu kullanarak sürüşlerine devam etmektedirler. Bu özellikte bazı ada havalimanları Pasifik Okyanusu’nda vardır.

Dünyadaki nadir örneklerinden birisi Yeni Zelanda’nın Gisborne bölgesindeki havalimanıdır. Pist ile demiryolunun kesiştiği Gisborne havalimanından sadece içhat uçuşları yapılmaktadır. Demiryolu rayları uçakların geçişine engel olmayacak şekilde pistle aynı seviyede döşenmiştir. Uçak trafiği bu kez tren tarifesine göre ayarlanmaktadır.

5/ ÖZEL HAVAALANLARI:

Arazinin temininden pist ve diğer meydan kolaylıklarının yapımına kadar her aşamada yatırımın tamamiyle kişisel veya özel şirket(ler) kaynaklarıyla karşılandığı havalimanı çeşididir. Bazı ülkelerde -Türkiye vb.- arazi tahsisi devlet tarafından yapılabilmektedir.

 Amerikalı sinema sanatçısı John Travolta’nın evi, uçak park yerleri ve pisti

 Dünyada pek çok örneği bulunan bu kategoride önemli dezavantajlardan birisi de pist ve diğer uçuş kolaylıklarının bakımı, resmi otoritelerce geçerlilikkontrolları ve onaylarının devamlılığının sağlanabilmesindeki zorluklarıdır.

Türkiye’de Hezarfen, Sabiha GökçenHavalimanları bu kategorideki ilginç örneklerdendir...

6/ BUZUL HAVAALANLARI:

Kutup dairelerinin içerisinde kalan bölgelerde havadan ulaşım için genellikle bir iniş-kalkış şeridinden ibaret olan havalimanlarıdır. Ayrıca Kutupların yanısıra Hindistan’ın kuzeyindeki dağlık alanda, Şili’de And dağlarında birkaç tane buzul pisti de vardır. Bazıları daha geniş havalimanı kolaylıklarına sahiptir. Bu kategorideki meydanların çoğunu askeri üsler oluştururken, bilimsel araştırma-inceleme kamplarına ulaşım buradan sağlanmaktadır. Alaska ve Kuzey Kanada’da bulunan buzul pistlere turistik uçuşları özel donanımlı genel havacılık uçaklarıyla sürdürülmektedir.

Buraya sefer yapan uçakların iniş takımlarında tekerleklerin yanısıra kayağa benzer donanımlar  bulunur. Buzlanmaya karşı özel önlemler yer ekiplerinde her zaman kullanılmaya hazırdır.

Buzul pist ve havalimanlarının günümüzde en büyük dezavantajı gün geçtikçe küresel iklim krizinin olumsuz etkileri sonucu buzullardaki hızlı erime-kayıpları nedeniyle varlıklarının devamı gelecek için biraz şüphelidir.

                          Antartika’da penguenler ve C-141 uçağı

7/ ŞEHİR TARAFINDAN KUŞATILIP BOĞULAN HAVALİMANLARI:

Ne yazık ki, tüm dünyada geçerli olan bu problem, devamlı yoğunlaşan kent nüfusunun kaçınılmaz olarak havalimanı sınırlarına kadar genişlemesi, hatta uç örneklerde içine kadar girilip yaşanılmasını beraberinde getirmektedir.

Pervaneli uçaklar döneminde gürültü ve hava trafiğinin az olması havaalanlarının şehir merkezi veya periferisinde konuşlanmasında bir engel teşkil etmiyordu. Ancak jet çağı ve artan uçuş temposu şehir sakinleri için adeta tehdit oluşturmaya başlamıştır.

Bu kategoride gürültü ve hava kirliliği ile her zaman geçerli kaza riski vb. sorunların yanısıra havalimanının gelecekteki genişleme projeleri kesintiye uğramaktadır. Yerel yönetim ile hükümetler genellikle kolay çözümlere yönelerek, geliştirdikleri günübirlik projeler ve spekülatörlerin de katkısıyla sorunları daha da katmerleştirmektedir. Türkiye’de durum çok farklı olmayıp birçok havalimanı aynı akıbetle karşı karşıyadır.

Geçmişte Tokyo Narita Havalimanı genişletilirken sınırların içinde kalan bir Japon vatandaşı, çok yüksek bedeller önerilmesine rağmen arazisinin kamulaştırılmasına izin vermemiş, bahçesinin etrafına havalimanını kötüleyen pankartlar asmıştı. Bu yüzden uçaklara özel taksi usulleri uygulatılmıştı. Ne var ki, ölünce mirasçıları hemen ilgili otoritele uzlaşma yolunu seçip bahçenin kamulaştırılmasına izin vermişlerdi.

São Paulo kenti ve havalimanı

8/ SU ÜZERİNDEKİ GERÇEK HAVALİMANLARI:

Amfibik uçakların operasyonunun su üzerinden yürütebildikleri açık su alanlarıdır. Deniz, göl, akarsularda bulunmaktadır.

Gelişen uçak teknolojileri karşısında amfibik hava taşımacılığı paralellik gösterememiş ve sonuçta uçakların boyutları küçülerek genel havacılık uçakları olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bunun sonucu olarak havalimanları da 1930’lu yılların ticari performansından çok geriye düşmüşlerdir. Günümüzde küçük uçaklar bir iskele, dok vb. yapılara bağlanarak konaklamakta, küçük çapta turistik gezi operasyonlarını böyle sürdürmektedirler. Elbette uçuşu destekleyen bazı kolaylıklar (yakıt, bakım, hava trafik üniteleri vb.) büyük havalimanlarında mevcutken, uçuşların getirdiği esneklikler bu olanakların bulunmadığı yerlere de rotaları yöneltmektedir. Ayrıca sahile yapılan özel rampa platformlarla uçaklar kendi yüzdürücü  iniş takımlarında bulunan (floater-kano/şamandıra) tekerleklerle karaya yardımsız çıkıp, suya inebilmektedir.

Alaska, Kanada ve Amerika’da bu tür havaalanları çok yaygındır. Örneğin Vancouver International Water Airport, sağladığı destek hizmetleriyle dünyadaki en gelişmiş havalimanlarından birisi olup, yanındaki karasal havalimanıyla bütünleşerek bir kompleks oluşturmaktadır.

                                         Günümüzde bir amfibik havalimanı

9/ ŞERİT ve YOL PİSTLER:

Özellikle geniş tarımsal alanlarda veya doğa parklarında sıkça kullanılan zemini çim, çakıl, çelik hasır, asfalt vb. malzemeyle kaplı, sadece küçük ve bazı yerlerde özel iniş takımlı ya da balon tekerleklerli uçakların iniş kalkış yapabildikleri hiçbir meydan kolaylığının bulunmadığı yerlerdir. Amerika, Avustralya’da büyük tarımsal alanlara ulaşmak, Afrika’da genellikle doğa parklarının kontrolü ve safari vb. aktiviteler için kullanılmaktadır.

ABD Pennsylvania’da bir çiftliğin çim şerit pisti

Soğuk savaş döneminden itibaren Sovyetler Birliği’nde çok fazla şerit, yol pist ve havaalanı yapılarak, iç hatlar ulaşımı, neredeyse köylere kadar uçaklarla sağlanıyordu.

Yol pistler genellikle karayolunun görece düz ve çevresinde az mania bulunan yerlerde güçlendirilmiş zeminiyle birlikte yapılmaktadır. Daha çok askeri amaçlara hizmet etse de bir takım ülkelerde genel havacılık hatta özel jetler de yol pistleri kullanabilmektedir. Elbette uçak ve araç trafiğini koordine eden bazı sinyalizasyon sistemleri veya görevli ekipler mevcuttur.

10/ KURUMUŞ GÖL YATAĞINDAKİ PİSTLER:

Dünyada bir tek ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Mojave Çölü’nde bulunan Rogers Kurumuş Gölünün (eskiden Muroc olarak adlandırılıyordu) zemini tuzlu olup, sert yüzeyi en ağır uçakların inişine elverişlidir. Hemen yanındaki Edwards Hava Üssü’nün içinde yer alır.

Rogers Kuru Gölü ve Edwards Hava Üssündeki pistler

20.1 km uzunluğunda ve 8.9 km genişliğindeki asfaltla eşdeğer sertlikteki yüzeyinde, uzunlukları 12.1 km ile 2.3 km arasında değişen yedi adet pist vardır. X serisi roket uçakların inişleri, bazı prototip uçakların test uçuşları ile hava hız rekorlarının kırılması gibi önemli olaylar burada gerçekleşmiştir. Ayrıca uzay mekiklerinin dünyaya inişinde genellikle yedek meydan olarak kullanılmasına rağmen 59 adet mekik inişi gerçekleşmişti.

NOTLAR

*Dünyada ilk hava meydanı 19 Aralık 1908’de Paris’e 19 km uzaklıkta “Port Aviation” ismiyle açılmıştı. İlk ticari ve işlevsel havaalanı 1909’da ABD’nin Maryland eyaletindeki College Park Havaalanı faaliyete geçmişti. Halen dünyada hava trafiğine açık en eski havaalanıdır...

*1912’de Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk hava meydanı Mahmut Şevket Paşanın emriyle Ayastefanos (günümüzde Yeşilköy) ile Safraköy (günümüzde Sefaköy) arasında yapılmıştı. 1.500 metre uzunluğunda ve 700 metre genişliğindeki kısmen çimle karışık toprak pistinin yanısıra iki de 16 metre yüksekliğinde hangarı bulunuyordu.

*Dünyada şimdilik, sivil ve askeri havacılık için kullanılan 41 bin 788 havalimanı bulunmaktadır. Bunlardan 3883’ü tarifeli ticari havayolu şirketlerini desteklemektedir. ABD’de 18 binden fazla çeşitli kategorilerde havaalanı, askeri üs, şerit pist vb. bulunurken bunların sadece 5 bin 500’ü halkın kullanımına açıktır. Ayrıca 560’tan fazla ticari havaalanı-havalimanı vardır.

*Dünyadaki ilk beton pist 1928 yılında ABD’nin Michigan eyaletinde yapılmıştı.

*1920 yılında ABD’li gazeteci William G. Shepherd “geniş ve güvenli iniş alanlarının gelecekte çok büyük tartışmalara sahne olacağı” uyarısını yapmıştı.

*II. Dünya savaşı süresince İngiltere’ye o kadar çok havaalanı, şerit pist, hava üssü vb. yapılmıştı ki, bir uçak hiç havalanmadan sadece taksi yolları ve pistleri kullanarak adanın en güneyinden en kuzeyine rahatlıkla ulaşabilirdi.

*Amsterdam Schiphol Havalimanı Hollanda Kraliyet Donanmasının limanı iken doldurularak 1915’te önce askeri, 1920’de sivil tarafikler için aktif meydana dönüştürülmüştü.

*Dünyada halihazırda en yüksek ticari havalimanı Bolivya’nın La Paz kenti civarındaki El Alto’dur. 13.300’≈4.053m yükseklikteki meydana inen uçakların stall süratleri (havada uçamamaya başladığı sürat) deniz seviyesindekine oranla yaklaşık iki kattır.

*Dünyada şimdilik en uzun piste sahip ticari havaalanı Çin Halk Cumhuriyeti yönetimindeki Tibet’tedir. Qamdo Bamda Havaalanının pisti 18.045’≈5.500m uzunluğundadır.

*1968’de ilk baskısı yapılan Airport (havaalanı) isimli romanı yazabilmek için Arthur Hailey üç yıl boyunca çeşitli havalimanlarında incelemeler yapmıştı. Romandan uyarlanarak 1970 yılında yönetmenliğini George Seaton’un çektiği film gösterime girmişti.

*Die Hard (Zor Ölüm) film serileri gördüğü ilgiler üzerine şimdilik beş adettir. Hollywood aksiyon türü filmler, 1979’da ilk baskısı yapılan Roderick Thorp’un Nothing Lasts Forever (Hiçbir şey Sonsuza Kadar Sürmez) romanından esinlenerek çekilmişti.

İrem ve Serhat Yüce'ye değerli katkıları için müteşekkirim. O.Gazi Baykal

BAŞVURULAN KAYNAKLAR

*Havaalanlarının Çevre ile İlişkilerinin Yönetimi ve Türkiye’de Uluslararası Trafiğe Açık Havaalanlarında Çevre Kirliliği Uygulamalarının Analizi (Vildan Durmaz-Nisan Kitabevi, 2018)

*Hava Trafik Kontrolörü Performansını Etkileyen Faktörler, Havalimanı Yer Seçimi ve Çalışma Koşulları (Meltem Akca- Hiperyayın, 2020)

*Uluslararası Havacılığın Temelleri (Suzanne K. Kearns- Nobel Akademik Yayıncılık Eğitim Danışmanlık Tic. Ltd. Şti. 2019)

*Airport Manegement (C. Daniel Prather – Aviation Supplies & Academics, Inc. 2015)

*Airport Planning& Manement (Seth Young & Alexander Wells - McGraw Hill, 2019)

*Airports (Facundo Conforti – Independently Published, 2022)

*Naked Airport: A Cultırel History of the World’s Most Revolutionary Structure (Alastair Gordon – University of Chicago Press, 2008)

*USA Today gazetesi 25.4.2003 tarihli nüshası

*www.livescience.com

*www.fltingmag.com

*www.theworldgeography.com

*www.airfield-freeman.com

*www.wikipedia.org

*www.aerotime.aero


E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR    Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
 

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
 
   
 
ZN
15 Haziran 2023 Perşembe 08:09
İlginç ve değerli yazı. tebrikler
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Muzaffer Çetingüç
11 Haziran 2023 Pazar 23:09
Sayın Baykal, merak edip internette arasam bu kadar derli toplu ve detaylı bilgiyi bulamazdım. Bu ve diğer arşivlik yazılarınız için teşekkür ediyorum. Daha önce de önermiştim tekrar edeyim; bu yazılarınızı lütfen kitaplaştırın ki kaybolmasın. Bir de öneri: Mümkünse Dünyanın en yüksek havaalanları başlığı da ekler misiniz? Bildiğiniz gibi Çin'de, Tibet'te, ABD'de (Denver, Aspen), Güney Amerika'da (Şili, Peru, Bolivya), Etiyopya'da, vs. 2-4 km yüksekteki havaalanlarında 'ince hava' yüzünden uçak iniş-kalkışları da zordur, buralara gidip gelen turistlerin hipoksi sorunları da olur...
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Elf
3 Haziran 2023 Cumartesi 13:56
Aşırı eğimli yamaç veya plato pistleri ayrı cins havaalanı olabilir mi?
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Tarihçi
2 Haziran 2023 Cuma 08:17
Ayrıntılı incelemeniz çok güzel. Türkiye meydanlarıyla ilgili yazınızı bekliyorum.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Aysegul Kocagra
31 Mayıs 2023 Çarşamba 21:12
Tebrikler emeklerine saglik
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
 
FACEBOOK YORUM Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç
PİLOTLARIN EMEKLİLİK YAŞI 67 OLABİLİR Mİ? YAŞ SADECE BİR RAKAM MIDIR?
Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç
Osman Gazi Baykal
HAVADAN İNSANİ YARDIM MALZEMELERİNİ ATMA
Osman Gazi Baykal
Engin Aksüt
TOKYO HANEDA’NIN RİSKLİ YAKLAŞMALARI VE İNSAN FAKTÖRÜ
Engin Aksüt
İbrahim Köktener
MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ
İbrahim Köktener
Tuğba İncel
GERMANWINGS KAZASI DAVASI SÜRÜYOR
Tuğba İncel
Faruk Sayılır
UCUZ HAYATLAR
Faruk Sayılır
digitaldalga
ÇOK OKUNANLAR
  FOTO GALERİ
SİNGAPUR AIRSHOW-2020

SİNGAPUR AIRSHOW-2020

  VİDEO GALERİ
ENGELLERİN AŞILDIĞI HAVALİMANI

ENGELLERİN AŞILDIĞI HAVALİMANI

  GÜNÜN MANŞETLERİ
 
SU KANALINA DÜŞTÜ
TURİST SAYISINDA ARTIŞ
ROMANYA'DA TEHLİKE ATLATTI
UÇAK TEKNİSYENİ EZDİ
İGA'DA YANGIN TATBİKATI
RİYAD'DA OLUMLU TEMASLAR
TUSAŞ EFES-2024 TATBİKATINDA
BERLİN'DE FİNAL HEYECANI
VALİZİNİN TEKERLEKLERİNİ KIRDI
PİLOTLARIN EMEKLİLİK YAŞI
 
  UÇUŞ BİLGİLERİ
İç Hatlar Dış Hatlar
Geliş Gidiş Geliş Gidiş
  İstanbul Havalimanı
  Sabiha Gökçen
  Ankara
  Antalya
  HAVA DURUMU
  İstanbul
Cumartesi Pazar Pazartesi
16 / 23 °C 16 / 21 °C 15 / 20 °C
  ARŞİV
 
   
 
 
UNUTMAYACAĞIZ...
 
Onur Güntürkün
 
 
UNUTMAYACAĞIZ…
 
Ünal Başusta

  •Künye
  •İletişim
  •Havacılık Haberleri
  •Röportaj
  •Türkiye'den
  •Dünyadan
  •Seyahat Rotası
  •Havacılık
  •Uçuş Eğitim
  •Havalimanları
  •Göklere Veda
  •Havacılık Emekçileri
  •Havacılık
  •Reklam Videoları
  •Röportaj
  •Video Haber
  •United Airlines
  •kabin memuru
  •bilet
  •turizm
  •maske