İÇ SAVAŞIN YAYILMASI VE SONUÇLANMASI
29 Mayıs 1937’de İspanya karasularında operasyona katılan Almanya’nın “Deuchland” kruvazörüne İbiza’da, limanın ağzında iki Cumhuriyetçi uçağı saldırır; ateş açıp, bombalarlar. 31 Alman denizcisi ölüp, 75’i de yaralanır. Hitler, gemiye saldırı haberini Münih’te duyunca öfkeden kudurur! Derhal intikam planlarını başlatır: 31 Mayıs 1937’de Alman savaş gemisi “Admiral Scheer” ve dört torpido botu -uluslararası hukuka aykırı olarak- Cumhuriyetçiler’in elindeki Almeria’ya denizden ateş açıp 25 sivili öldürür, 59’unu da yaralar. Ayrıca Hitler, Valencia kenti ve limanının da bombalanmasını emreder. Hitler dünya kamuoyuna gerçek yüzünü ilk kez burada göstermiştir... Bu olaydan sonra, İspanya haritası hep Hitler’in çalışma masasında açık durur! Ünlü komutanlarıyla birlikte Franco’nun neleri, nasıl yapması gerektiği konusunda -iç savaş bitinceye kadar- fikir jimnastiği yapar. Zaman zaman Franco’yu eleştirip ona küfreden Hitler: “Franco askeri açıdan tamamen beceriksizdir...” demeyi de ihmal etmez. Bununla da yetinmeyen Hitler, Temmuz 1937’de İspanya için askeri yardımı arttırma kararı alır. Franco’nun emrine daha çok Kondor Lejyon uçağı ve zırhlı birlikler verir. Temmuz 1937’de yanlışlıkla 5 tane İtalyan savaş uçağı, Kondor Lejyonunun Ju-52 uçaklarına saldırarak hasar verirler! Daha sonra İtalyanlar yanlış bilgilendirildiklerini, Almanları Cumhuriyetçilerle karıştırdıklarını ifade ederek, özür dilerler! Savaşta böyle hataların olağan olduğunu özürlerine eklerler.
***
Kondor Lejyonunun uçuş doktoru Heinrich Neumann, özel uçağıyla meydan meydan dolaşarak Alman uçucularını düzenli olarak muayene edip, gözlemlerde bulunmaktadır. Cephedeki uçuculara ait sağlık bulguları ve diğer istatistikî bilgilere, Almanlar yine II. Dünya savaşında başvuracaktır. Ancak emniyet için Dr. Neumann, her zaman Cumhuriyetçilerden sağlam olarak ele geçirilmiş uçaklarla bu gezilerini gerçekleştirir... Uçağın gövdesinde kızıl haç ve mottosu “Don’t bother me and I won’t bother you - (seni rahatsız etmek istemiyorum, beni de etme)” olan bir yazı, Cumhuriyetçi avcı pilotları için konulmuştur. Ayrıca Kondor Lejyonun sabit karargâhında bir Alman psikolog, özellikle uyku ve sıla hasretinden etkilenen askerlere tedavi uygularken, araştırmalar da yapmaktadır. Aynı uzman, uçuculara rahatlama-gevşeme için psikolojik destek ve eğitim de verir. Bu, savaş alanı/cephe uçuş hekimliğinde bir ilktir, II. Dünya savaşında bu teknikler daha da geliştirilecektir.
***
Alman avcı pilotların anılarından, günde iki, üç kez alarm kalkışı yaptıklarını, en az yarım saat 6.000-7.000m yükseklikte oksijensiz olarak uçtuklarını, bunun da onları çok yorduğunu öğrenmekteyiz. Elbette Cumhuriyetçi uçaklarını ara sıra düşürme şansını yakalayabildiklerini de anılarına eklerler. Bu arada bol bol yanlış alarm sonucu yapılan boş uçuşlar, yorgunluklarını daha çok arttırmaktadır.
Kondor Lejyonu Madrid savaşında, alçak irtifadan 20mm’lik top taarruzlarına sıkça başvurur. Bu siviller üzerinde çok kötü etki yaratmakta olup, can kaybı ve hasar miktarını arttırmaktadır... Yavaş yavaş Cumhuriyetçi cephelerde geri çekilmeler başlamıştır! Tren yollarında katarlar, kara yollarında araç konvoyları ile hayvanlarıyla kaçan insan kafileleri sıkça görülür... Almanlar özellikle araç konvoylarına havadan makineli top taarruzu yaparlar. Bol bol sivil (kadın, çocuk, yaşlı vs.) ya Alman uçaklarının ateşiyle ya da çıkan kargaşada hayatlarını kaybedecektir. Uçaklarla makineli top taarruzundan edindikleri teknik ve deneyimleri II. Dünya savaşında Almanlar başarıyla kullanacaklardır!..
Temmuz ortasında Falanjist ordu komutanın emrine göre Cumhuriyetçiler’in kontrolündeki Akdeniz’deki limanlar ve gemiler, ülkelerine bakılmaksızın bombalanacaktır! İngiliz, Panama, Danimarka, Norveç, Yunan, Rus ticari gemileri bu emirden etkilenmiştir... Elbette Akdeniz'in batısında ve Cebelitarık boğazındaki uluslararası deniz ticareti de bu karardan olumsuz etkilenir... Kuvvetli hava savunma ateşine karşı Almanlar, gece taarruzlarını tercih eder. Sonuçta üç gemi batar, ikisi de karaya oturur. Ayrıca liman tesisleri de bombardımandan etkilenerek tahrip olurlar. Bu bombardıman görevi, Alman uçucularının gece seyrüsefer, hedefi bulma ile gece atış deneyimlerini arttırır. Deneyimler ve sonuçlar hemen Berlin’e aktarılır.
Bu arada maskeli sivil havacılık faaliyetlerine göz atacak olursak; Iberia (İspanyol Hava Yolları) ve DLH (Lufthansa) savaşın başlangıcında Madrid’in Barajas, daha sonra da Loring havaalanını kendi operasyonlarında kullanırlar. III. Reich, Franco’yu İspanya başkanı olarak tanıdıktan sonra, Cumhuriyetçi kuvvetler bu iki sivil (!) havayolunun kendi kontrolündeki bölgelere uçuş izni vermezler. Ancak Cumhuriyetçilere de danışmanlık yapan, geçmişi ve kariyeri biraz şüpheli olan Antonius Raas isimli Alman danışmanın özel antlaşmalarına göz yumarlar: Çift taraflı ajan olan A.Raas, karaborsadan aynı anda hem Cumhuriyetçilere hem de Falanjistlere uçak, silah, cephane temin etmekteydi! Biraz riskli olsa da Falanjistler bu ajan-danışman sayesinde Madrid meydanlarını sahte sivil havayolları için kullandılar! Öte yandan Iberia şirketi, Alman Ju-52 tipi uçaklarını İspanyol şirketi logosuyla, Alman ekiplerine uçurttu. Her iki havayolu şirketi savaş boyunca, özellikle Kondor Lejyonunun acil ve yükte hafif pahada ağır malzeme ikmalini sağladılar. Bu yüzden özellikle DLH şirketine “hafif demiryolu” lakabı takıldı.
İspanya iç savaşına gönüllü savaşçı gönderdiği için İngiltere ve Fransa hükümetlerini protesto eden Mussolini’nin yazısına, ilgili ülkelerden anında cevap gelir: Fransa ve İngiltere hükümetleri ortak cevapta İtalyanların İspanya’da uzun süren geçici (!) işgalinin yanında, masum gönüllü hareketinin kıyaslanamayacağını, hele İtalyanların gittikçe artan askeri yardımlarının karşısında, bunun bir hiç olduğunu belirtirler. Bu arada İngiltere’deki bazı Hıristiyan dernekleri, İspanya iç savaşındaki dinsiz, kilise karşıtı Cumhuriyetçi cepheyle savaşmak için Franco ve Falanjistlere yardım çağrısında bulunurlar!..
Devam edecek…