Türklerde Piyangonun Tarihçesi:
Dünyada, özellikle Avrupa’da geçmişi çok eski olan her tür piyango (lotarya), Osmanlı metinlerinde ilk defa 1792 yılında Ebubekir Ratip Efendi’nin Nemçe Seyahatnamesi’nde “lotarya” olarak kayıtlara geçmişti. Aslında piyango (lotarya) 17 ve 18.yy’da Avrupa’da yaygınlaşıp, popülaritesi arttıkça devletler tarafından daha cazip, kolay ve gelirleri arttıracak şekilde yeni organizasyonlarla biçimlendirilmişti. Bu dalga ABD’den Avustralya, Çin, Hindistan gibi uzak ülkelere de kısa sürede yayılmıştı.
1834 yılında İzmir’de yayımlanan Journal de Smyrna gazetesindeki ilanlara göre düzenlenen piyangoda büyük ikramiye altın saat olup, biletler 10 kuruştan satılmaktadır. Aynı gazetenin ileriki tarihli nüshasında bu kez başka bir piyango ilanı yer alır: Punta’da (Günümüzün Alsancak semti O.G.B.) bir ev ikramiye olarak belirlenmiş, bunun için son 190 bilet satışa reklamla sunulmuştu! İzmirde aynı yıllarda Rum cemaati içinde yapılan diğer piyango çekilişinde ikramiye olarak Yunanistan’ın Pire kentinde iki ev konulmuştu. Benzeri çekiliş ilanları aynı gazetede 1836 yılına kadar sürmüştü...
Bu kez İstanbul’da 1849 yılında düzenlenen bir piyango çekilişinde büyük ikramiye Pera’da (Bugünkü Beyoğlu semti O.G.B.) bir evdi! (Ancak organizasyon hakkında daha ayrıntılı bilgiye ulaşamadım. O.G.B.)
Osmanlı İmparatorluğunda ilk piyango düzenleme izni 1850 yılında Ermeni asıllı Osmanlı vatandaşı -ki tiyatro tekeli de kendisine aitti- Naum Efendi’ye verilmişti: Tiyatrosuna seyirci çekebilmek için tiyatro biletinin yanında eşya piyangosu bileti verilirdi. Elinde her iki bileti de olan izleyiciler oyun sonunda yapılan çekilişten ikaramiye kazanabiliyorlardı. Başarıyı gören diğer kurumlar, başta Ermeni Katolik Kilisesi olmak üzere benzeri dini yapılar, katılımı arttırmak için piyango düzenleme iznine başvurmuşlardı. Çok büyük ikramiyeler (Yeşilköy’de ev, arsa vb.) ibadethanelerde cemaati arttırmada, istenilen ilgiyi kısa sürede sağlamıştı.
Bu uygulamanın ardından bazı özel girişimciler -en başta İtalyan asıllı mösyö Bianchi- Avrupa’daki bazı piyangoları 1855 yılından itibaren İstanbul ve İzmir’e getirerek halka satmaya başladılar. 1857’de (bazı kaynaklara göre 1855 yılı) yabancı piyango biletlerinin Osmanlı topraklarına girişi bizzat sultan Abdülmecit tarafından yasaklanır. Karar gümrüklere bildirilirken yabancı konsoloslara iletilmez. Bu sırada yaklaşık 300’den fazla kişi (özellikle levanten asıllı sarraf) emniyetten (Bab-ı Zaptiye) izinli olarak bu ticaretle uğraşmaktadır. Bu yasakla zarara uğradıklarını kendi elçiliklerine bildirerek durumun düzeltilmesi talebinde bulunurlar. 1855 yılında yabancı piyangoları Osmanlı ülkesine sokma, 1857’de tümden yasaklama kararının elçiliklere haber verilmediği, ayrıca bir tür piyangoyu da içeren iç borçlanma tahvilleri bulunduğunu ve bunun yasak kapsamı dışında tutulması hakkında saray ve hükümetten yardım istenen bir not, Babıali arşivinde mevcuttur.
1861 yılında padişah Abdülaziz tahta geçince piyangoyu yeniden serbest bırakırken, devletin borçlanma tahvilleri ile birlikte piyango biletleri satışa konulmuştu! Aynı yıllarda Tanzimat dairesi kararıyla, kişisel çıkar amaçlı yerli piyangolar yasaklanırken hayır amaçlı piyangolara izin verilmişti. İzin kapsamında Avrupa kaynaklı, özellikle Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Fransa, İtalya’dan vb. gelen piyango biletlerinin İstanbul, İzmir, Selanik gibi kentlerde satışı serbest kılınmıştı.
1870 yılından itibaren Şark Şimendiferleri Tahvilli Piyangosu düzenlenerek demiryolları için sermaye birikimi sağlanmaya çalışılmıştı. İlk uygulamasında her iki ayda bir olmak üzere, yılda altı kez çekiliş yapılacak ve en büyüğü 600 bin Fransız Frangına varan çeşitli ikramiyeler dağıtılacaktı. Bu piyango değişik biçimlerde 1912 yılına kadar sürmüştü.
İlk Osmanlı Piyangosu 1886 yılında İzmir Islahhanesine (çocuk hapisanesi) yardım amacıyla düzenlenmişti. Yine 1889 ve 1890 yıllarında İzmir’de, aynı amaçla padişah II. Abdülhamit’in izni alınarak bu kez eşya piyangosu düzenlenirken, gelirin bir kısmı hastane yapımına aktarılmıştı.
1887 yılında bu kez İzmir Sanayi Mektebi (Bugünkü Mithatpaşa Endüstri Meslek Lisesi O.G.B.) yararına eşya piyangoları İzmir’de düzenlenmişti. Bu piyangonun özelliği ise İzmir Defterdarı ve Valisinin yönetimi ile Osmanlı Bankasının güvencesinde tertiplenmişti. 1889’da okul işliklerinde yapılan hediyelerin ikramiye olarak dağıtıldığı başka bir piyango düzenlenirken, 1890 yılından itibaren piyango nakit ödemeli ve süreli hale getirilmişti. Biletler İzmir ve çevresindeki iller hatta kasabalarda satılmaktaydı.
1897 yılında Osmanlı-Yunan ve daha ardından Osmanlı-Rus savaşlarından sonra dul, yetim ve asker yakınlarına destek için İane Sergisi Piyangosu, İstanbul Türk Ocağında tertiplenmişti. Aslında bu organizasyon daha önce yapılan bir müzayededen arta kalan eşyaların değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştı: Padişah II. Abdülhamit ikna edilip izni alındıktan sonra, eşya piyangosu şeklinde düzenlenmişti. Çekilişte önemli husus, biletlerin hiç birisinde boş olmamasıydı... Bu girişimler Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yaygınlaşıp, benimsendikçe başka kentlerde benzeri girişimler başladı. Örneğin Selanik kentinde piyango çekilişi düzenlenirken, parasal konularda güvenceyi Selanik Bankası sağlamaktaydı. II. Abdülhamit zamanında bilet fiyatları, satış noktaları, ikramiye güvencesi gibi ayrıntıları düzenleyen Piyango Nimnamesi de yayımlanmıştı.
1898 yılında Osmanlı topraklarında satılan yabancı piyangoların arasına, verilen özel bir izinle Bulgar Piyangosu da katılmıştı.
1906-1909 yılları arasında imparatorlukta nakit piyango düzenleme yetkisi sadece Ziraat Bankasına verilmişti. Yine 1904-1906 yıllarında yabancı piyango biletlerini satanlara karşı ceza verildiği, gazete haberlerinde yer almıştı. İane Sergisi Piyangosu başarıya ulaşınca Ferid Paşa hükümeti Ziraat Bankasına bir dizi piyango düzenleme görevi vermişti. Ocak 1906’da başlayan çekilişler, kesintilerle devam etmiş, 31 Mart 1909 vakasından sonra piyangoya son verilmişti.
1909 yılında kurulan Osmanlı Donanma Cemiyeti’ne (Donanma-yı Osmani Muavenet-i Milliye Cemiyeti) savaş gemisi alınmasına destek olması için ayrı piyango düzenleme yetkisi verilmişti. Cemiyet 1910 ve 1911 yıllarında Donanma Piyangosu adıyla düzenlemeye karar vermiş ama projeleri bir türlü gerçekleşememişti. Aynı cemiyetin geliri tersane inşaatına sarfedilmek üzere Osmanlı İtibar-ı Millî Bankası aracılığıyla çıkartılacak olan birer liralık bir milyon adet ikramiyeli piyango çekilişine 22Nisan1918’de irâde-i seniyye (padişah emri) ile izin çıkmıştır. Osmanlı topraklarında bu piyangoya rağbet fazla olmuştu. Ancak kamuoyu, toplanan paraların şahısların cebine gittiğine dair dedikodularla çalkalanmıştır. Örneğin bir dönem Maliye Nâzırı (bakanı) Cavid Bey, donanma piyangosunun paralarını zimmetine geçirmekle suçlanmıştı...
1909 yılında İzmir’de “Osmanlı Sanayi Mektebi ve Mekatib-i Umumiye Piyangosu” adıyla yine okula yardım için vali Fazıl paşa tarafından bir piyango tertiplendi. Piyango müteahhidliği Mordhay Leve’ye (Levi) verilmişti. Sözleşmeye göre gelirin yüzde 62’si ikramiye, yüzde 25’i komisyon olarak dağıtıcı ve organizatörlere, yüzde 13’ü de vilayete verilecekti.
İstanbul-Kahire uçuşunda, Edremit’in Altınoluk beldesi yakınlarına düşen Ertuğrul isimli Blériot marka uçağın yenisini almak için yörede başlatılan girişimler ilginçtir: 14 Mart 1913 tarihinde Edremit Belediye başkanı Yazıcızâde İsmail Hakkı Bey kampanya başlatır. Yardım toplama girişiminin içinde bir de eşya piyangosu düzenlenmişti.
Ocak 1914’te yine İzmir’de Sanayi Mektebi ve hayır kurumları yararına “İzmir Osmanlı Piyangosu” tertiplenmişti. Bu çekilişten elde edilen gelirin büyüklüğünü anlamak için İzmir Bölge Sanatlar Okulu Yıllığı’ndaki açıklamaya göz atalım: “Piyango hasılatından elde edilen 12 bin altın lirayla okula bir vapur alımı için para, İstanbul’a gönderildi. Ancak vapur bir türlü alınamayıp, 12 bin altın lira da padişahın (miri) hazinesine yatırıldı!”
1917 yılında Donanma Cemiyeti her biri bir liralık, bir milyon tane, ikramiyeli tahvil ihraç etmeye karar vermişti. Bu tahvillerin 400 bin kadarı İtibar-ı Milli Bankası tarafından satın alınmış, geri kalanı toplumda pek rağbet görmemiş, pek azı şahıslar tarafından alınmıştı. Cemiyet 1919 yılında feshedildikten sonra bu ikramiyeli tahviller hazineye devredilmişti.
Yukarıda anlatılan piyango organizasyonlarında sarraf dükkanları her türlü piyango biletini satarak halkın katılımını arttırken kendi kârlılıklarını da gözetmişlerdi…
Devam edecek...