YARATICI KADIN BULUŞLARININ SAVAŞLARA ve SONRASINA ETKİLERİ (İNOVASYONLARI*)
3 Temmuz 2026 Cuma
Barışın kurulması ve devamının sağlanmasında kadınlar temel figürlerdir. Ancak savaş veya silahlı çatışmalar içinde de pek çok farklı görevler üstlenmişlerdir. Örneğin doktor, hemşire, pilot, uçak bakım teknisyeni, uçuş kulesi operatörü, casus, istihbarat elemanı, stratejist, taktisyen, gazetecilik, radyo spikerliği, her çeşit araçta şoförlük, ölümcül silah atıcıları (sniper), yerel direnişçi, cephe arkasında müttefikleri saklama, lojistik, gözetleme vb. daha nice çok yararlı görevlerde bulunmuşlardır.
Öte yandan bir grup kadının inovasyon ve diğer buluşları, savaşların çehresini hızla değiştirmede büyük katkıları olmuştur. Şimdi bu öncü kadınlardan birkaç ilginç örneği paylaşmak istiyoruz.
1/ Marie Marvingt: I. ve II. Dünya Savaşı'nda Pilot, Hemşire, Ayrıca Hava Ambulansının Öncüsü:
1875 yılında Fransa’nın Aurillac kentinde doğan Marie Marvingt pek çok alanda yetenekliydi. Örneğin 4 yaşında 4km yüzebilirken, 14 yaşında kanoyla 400km yol almıştı. Cesareti ve sportif başarılarıyla ünlenen M. Marvingt 1903’te “Tehlikenin Nişanlısı” lakabını almıştı.
1910’da İsviçre ve Fransız Alplerinin çeşitli zirvelerine tırmanan ilk kadın dağcı unvanını almıştı. 1908’de bisikletiyle Tour de France yarışına katılmaya çalışmıştı. Kadın olduğu için reddedilmesine rağmen vazgeçmeyip parkurları (115 erkeğin katılıp 36’sının bitirebildiği) 15. Olarak tamamlamıştı.
M. Marvingt Famina Kupası yarışmasına katıldığı uçağıyla
1901’de sıcak hava balonuyla uçup 1907’de balon pilotu olmuş ve 1914’te Manş Denizini balonla geçen ilk kadın pilot olmuştu.
Aynı süreçte uçakla uçuş eğitimine başlamış, 1910’da pilot lisansını almıştı. İlk 900 uçuşu boyunca hiç kırım yapmamasıyla havacılıkta ünlenmişti. Yine 1910’da uçağıyla en uzun mesafe uçuşunda “Femina” kupasını kazanmıştı.
Çok yönlü becerilerinin yanısıra hava ambulansı fikrini Fransız Hükümetine 1910’da sunmuştu. Kendisini destekleyen öncü Deperdussin Uçak Fabrikası iflas edince prototip vb. faaliyetleri yarım kalmıştı.
I.Dünya savaşında İtalya Cephesinde hemşire ve savaş muhabiri görevlerini yürütmüş, 1915’te Almanya’ya bombardıman uçuşlarına da pilot olarak katılmıştı. Katkılarından ötürü madalya almıştı.
Savaştan sonra hava ambulansı fikrinden vaz geçmemiş, 1931’de Challenge Capitaine-Écheman yarışmalarını başlatmıştı. Sivil uçakların katıldığı bu yarışmada uçakların hava ambulansına dönüştürülmesi için maddi ödüller vermişti.
M. Marvingt 1934’te Fas’ta dünyanın ilk hava ambulans birliğini kurmuştu. Burada idareciliğinin yanısıra hem pilot hem de hemşire olarak görev yapmıştı.
M.Marvingt’in hava hemşireliği eğitimleriyle ilgili bir eskiz
II.Dünya savaşında Fransız Ordusunun önemli isimlerinden aldığı destekle M. Marvingt, Hava Hemşireleri Birliğini kurarak 500’den fazla kadını eğitmişti. Katılanların hepsine en az 10 saatlik uçuş deneyimi sağlamış, bazıları ayrıca paraşütçülük eğitimi de almıştı.
Savaştan sonra hava ambulansı ve hava hemşireliğiyle ilgili pek çok doküman hazırlamıştı. Bu konular üzerinde Avrupa ve Amerika’da konferans ve eğitim seminerleri düzenlemişti.
1963’te 88 yaşında ölünceye kadar başarılarıyla ilgili pek çok madalya, ödül vb. kazanmıştı.
(**) Youtube vb. müzik istasyonlarında Marie Marvingt’in anısına Folamour’un yapımı “Theme For Marvingt” enstrümental müziği dinlenebilir.
2/ Zorlu Yarışçı ve Mühendis Beatrice “Tilly” Shilling:
1909’da İngiltere’nin Waterlooville kentinde doğan Beatrice Shilling elektrik ve uçak mühendisi, pilot, otomobil ve motosiklet yarışçısı idi.
Kendisinin modifiye ettiği motosikletle 1930’larda 163.9km/sa hıza ulaşmıştı. Eşiyle birlikte kapsamlı şekilde modifiye ettiği 1934 model arabasıyla pek çok iyi derecelerle yarışlar kazanmıştı.
Beatrice Shilling kendi motoruyla bir yarış öncesi
1936’da Kraliyet Hava Kuvvetlerinin (RAF) Araştırma ve Geliştirme Bölümünde (RAE) bilimsel araştırma görevlisi olarak işe başlamıştı. Hava Bakanlığının teknik yayınlar bölümündeyken uçak motorları kısmına geçmişti.1939’da karbüratör araştırma-geliştirme bölüm başkanlığına yükselmişti.
Çocukluğundan beri pek çok alet, araç üretim ve kullanım deneyimine sahipti. Üst düzey görevinde bile atölye ve uçak başında bilfiil çalışması, uygulama becerileri diğer erkek teknik elemanlar ve işçilerin takdirini sağlamıştı.
II.Dünya savaşında Spitfire ve Hurricane uçaklarındaki Rolls-Royce Merlin motorları negatif “G” li (manevra esnasında yerçekimi kuvvetinin azalması veya kaybolması) uçuşlarda motorları durmaktaydı. Bu durum Alman uçakları karşısında büyük dezavantaj, bazen de ölümcül sonuçlar doğurmaktaydı.
Beatrice Shilling 1941’de geliştirdiği basit ama çok özel bir özel tasarımla (Bu yenilik Miss Schilling Orifice lakabını almıştı.) büyük sorunu çözmüştü. Parçanın, uçağı uçuştan alıkoymadan kolaylıkla motora monte edilebilmesi de ayrı bir özellikti.
II.Dünya savaşında bir ara 625. RAF Bombardıman Filosunda Avro Lancaster tipi uçaklarda pilot subay olarak görev almış Almanya kentlerinin bombalanması uçuşlarına katılmıştı.
Savaştan sonra Blue Streak orta menzilli balistik füzesi, ıslak pistin frenleme üzerindeki etkisi, Olimpiyatlar için özel kızak tasarımları gibi projelerde çalışmıştı. 1967’de davet üzerine ABD’de Formula 1 Eagle Mk1 F1 tipi yarış otomobillerinin motorunun aşırı ısınmayla ilgili soruna çözüm bulmuştu.
Savaştan önce ve sonrasında her zaman cinsiyetçi davranış-yorumlarla mücadele etmişti. Pek çok başarı ödülü, üstün uçuş nişanı, üniversitelerden fahri doktora unvanı almıştı.
Solda Spitfire sağda Hawker Hurricane uçakları
1990 yılında 81 yaşında ölünceye kadar Kadın Mühendisler Derneği gibi birçok İngiliz kadın organizasyonlarında görevler almıştı.
3/ Hollywood Yıldızı Hedy Lamarr’ın Wi-Fi Teknolojisini Bulması:
Hollywood’un gösterişli siyah-beyaz filmler döneminin ünlü yıldızı güzellik ve oyunculuk yeteneğinin yanısıra çok donanımlı bir araştırmacıydı. Frekans atlamalı yaygın spektrum teknolojisinin bulunmasına katkıları sayesinde günümüzün Wi-Fi teknolojilerinin temeli atılabilmişti.
1914’te Viyana’da doğan Hedy Lamarr, uygulamalı bilim ve mühendisliğe olan merakı, yaratıcı donanımlı eğitimli yanı, sahne sanatları dışında onu farklı kılıyordu. İlk eşi silah üreticisi olup onu gelişmiş silah ve askeri teknolojiyle tanıştırmıştı.
Avrupa’da başladığı sahne sanatlarını sonradan ABD’ye göç ederek devam ettirmişti. Gösterişli Hollywood partilerine katılmak yerine set dışındaki tüm zamanlarını çizim masasında araştırmalarıyla geçirmişti.
II.Dünya savaşı patlak verince H. Lamarr, ABD Ulusal Mucitler Konseyine (NIC) katılmak istemişti. Ne var ki şöhret ve güzelliğiyle sadece devlet / savaş tahvillerini halka satma görevini vermişlerdi. Bu görevinden erinmemiş, ABD vatandaşı olmadığı halde (ancak 1950’de vatandaşlığı geçebilmişti) farklı yöntemler deneyerek aksine çok başarılı olmuştu…
Hedy Lamarr’ın bir filmindeki pozu
H. Lamarr, denizde dost torpido atışlarının güdüm sisteminin olumsuz etkilenmesini engellemek, düşmanlarınkini bozacak proje üzerinde önceleri besteci bir arkadaşıyla çalışmaya başlamıştı.
H. Lamarr ve daha sonra aktör arkadaşı George Antheil ile birlikte radyo sinyallerinin iletim-alım arasında düzensiz aralıklarla frekansları karşılıklı değiştiren ve “Frekans Atlamalı Yaygın Spektrum Teknolojisi” olarak bilinen bir cihaz geliştirmişlerdi. Bu, radyo güdümlü torpidoların düşman tarafından tespit edilmesini zorlaştırırken, saldırı torpidolarının güdümünü bozuyordu.
Zorlu çalışmaların sonucunda ikili, buluşlarının patentini 1942’de almışlardı. ABD donanması başlangıçta cihazın pratik uygulamasını öngöremedikleri için projeyi reddetmişti. Ancak 1960’ta Küba füze krizinde askeri yetkililer buluşun değerini nihayet anlayabilmişler ve envanterlerine katmışlardı. Ayrıca gizli iletişim sistemi olarak geliştirilerek çok sonraları kullanılmıştı.
Zamana bağlı frekans atlama diyagramı
Bu icadın gerçek değeri çok yıllar sonra anlaşılıp geliştirilerek sivil-askeri her çeşit teknolojik iletişimin vaz geçilmez özelliği olmuştu. Böylelikle H. Lamarr- G. Antheil’in buluşunun önemi çok daha artmıştı. Günümüzde Wi-Fi, GPS, kablosuz iletişim vb. askeri-sivil farklı teknolojilerde kullanılan yaygın spektrumlu iletişimin temelini bu icat oluşturmuştu.
H. Lamarr ayrıca suda çözünerek aromalı gazlı içecek oluşturan tabletler, çok geliştirilmiş birbiriyle koordinasyonlu karayolu trafik lamba sistemleri vb. buluşlara da imzasını atmıştı.
2000 yılında 85 yaşında ölünceye kadar (Avrupa’dakiler hariç sadece ABD’de) 30 film, 2 tiyatro oyunu, 8 tane radyo tiyatrosunda rol almıştı. Bu arada çeşitli bestelerinin (avangart kompozitör olarak anılmıştı) yanısıra bir de film yapım şirketi kurmuştu.
Altı evliliğinden üç çocuğu olan H. Lamarr “Her zaman insanların onu zekasından dolayı takdir etmediklerini, güzelliğinin buna engel olduğunu” hayıflanarak açıklamıştı.
Bir asteroit, bir kuantum teleskobu, bir GPS III-10 uydusu, bir tane de PHASMA uydusuna Hedy Lamarr’ın adı verilmiştir.
4/ Joan Curran, Uçakları Radarlardan Gizleyen Teknolojiyi Bulan Kadın:
Radarda parazit sinyal görüntüsü yaratarak hedefin pozisyonunu karıştırma veya saklanma fonksiyonunu keşfeden (günümüzde askeri havacılığın vaz geçilmez donanımı olan CHAFF) bilim kadını Joan Curran’dı.
1916’da Galler’in Swansea kentinde doğmuştu. Cambridge üniversitesinden fizik onur ödülüyle mezun olduktan sonra yüksek lisans yerine Cavendish Laboratuvarına araştırma görevlisi olarak katılmayı tercih etmişti. Burada kısa zamanda aşırı becerikli, alet kullanımı ve sorun çözme yeteneğiyle ün kazanmıştı.
Joan Curran
İngiltere II.Dünya savaşına girince “Değişken Zamanlı Füze” projesini ekibiyle geliştirmişti. Ardından ABD’li bir araştırma grubuyla füzenin seri üretime geçilmişti. Bu füze Almanların V-1 saldırılarına karşı oldukça başarı sağlamıştı.
1940’ta kendisi gibi bilim insanı olan Sam Curren’le evlenmişti. Joan daha sonra günümüzde CHAFF adıyla bilinen, radar sinyallerini karıştıran, genellikle uçaklardan atılan küçük malzemeler üzerinde araştırmalarını yoğunlaştırmıştı.
Saç tokasından dikiş iğnesine kadar pek çok çeşitli materyalleri deneyen Joan, 1-2cm genişliğinde 25cm uzunluğunda önce kalay, sonraları alüminyum folyo şeritlerle çalışmasını başarıyla tamamlamıştı.
Sol tarafta Lancaster tipi bombardıman uçakları Almanya saldırılarında beyaz bulut şeklinde Chaff kullanırken, Sağda 1944’te Hollanda üzerinde kullanılan alüminyum tipi chaff şeridi
Gerçek savaş ortamında CHAFF ilk kez Almanya’ya gece bombardıman saldırısı yapan Müttefik uçakları tarafından kullanılmış ve kayıp oranında çok büyük azalma sağlamıştı.
Daha sonra karıkoca Curran’lar resmi davet üzerine ABD’ye giderek Manhattan projesi (atom bombası yapımı) ekibine katılmışlardı. Joan burada zenginleştirilmiş uranyum üretmek için izotop ayırma sürecinde çalışmıştı.
Savaştan sonra 1954’te Joan, kendi kızı da zihinsel engelli olduğu için zihinsel engelli çocuklar ve ebeveynleri için dernek kurmuştu. Ayrıca 1959’a kadar İngiliz Atom Silahları Komisyonunda hidrojen bombasını geliştirmek için çalışmıştı.
Solda askeri yer radar ekranında chaff atılmasıyla hedefin kaybolması, sağda meteoroloji radar ekranında chaff atılması sonucu sahte bulut oluşumları
1959’da Glasgow’daki Kraliyet Bilim ve Teknoloji Kolejinin müdürü olmuştu. Daha sonra Strathclyde Üniversitesinin rektörü olarak görev yapmıştı.
1998’de önce eşi, 1999’da kendisi üç oğlu, bir kızı ve üç torununu geride bırakarak hayatlarını kaybetmişlerdi.
Joan’a birkaç üniversiteden hukuk ve edebiyat fahri doktor ünvanı verilmişti. Ne var ki onca çalışma, araştırma, buluşların sahibi Joan Curran, mezun olduğu Cambridge üniversirsinden diploma sahibi değildi. Çünkü o yıllarda gerekli tüm dersleri ve koşulları tamamlamasına rağmen kadın öğrencilere üniversite diploması verilmiyordu!
Erkek egemen bilim dünyasında hep arka planda kalmıştı. Bilim tarihinde tanınamadan kaybolan pek çok kadın bilim kadını gibi Joan Curran’ın faaliyetleri sadece erkek meslektaşlarının çalışmaları bağlamında tartışılmıştı…
Solda T.Hv.K’nin F-16’sı manevra içinde chaff-flare atıyor, sağda bir muhrip savunma amaçlı chaff-flare atarken
5/ Bessie Blount Griffin: Siyahi Kadınların Yaratıcı Olduğunu İspatlayan Mucit Hemşire:
1914’te Virginia’nın Hickary kasabasında doğmuştu. Tek odalı okul-şapelde ancak altıncı sınıfa kadar okuyabilmişti. Solak olduğu için öğretmeni sürekli sol elinin boğumlarına vurduğunu, bu yüzden de sonraki yaşamında sol elini kullanırken çok zorlandığını, ileride bunun kendi araştırmalarına yön verdiğini söylemişti.
Daha sonra siyahlar tarafından işletilen Newark’taki Community Kennedy Memorial Hastanesinde hemşirelik eğitimi alabilmişti. Lisanslı fizyoterapist olarak 1943’te Bronx Hastanesinde göreve başlamıştı.
1941’de ABD II.Dünya savaşına girince, New York ve New Jersey’de Kızıl Haç’ın “Gri Hanımlar” gönüllüler grubunda yaralı askerlere hemşirelik yapmıştı. Yaklaşık 14.000 Amerikalı asker üst uzuv (el, kol vb.) kayıplı olarak cephelerden kurtulmuştu. Gönüllü hemşire olarak bir kısmına yemek yeme, yazma gibi yetilerini dişleri ve ayaklarıyla kazanabilme eğitimleri vermişti.
Boş zamanlarında resim ve şema çizim becerisini geliştiren B.Blount, mutfağını atölyesine çevirerek üst uzuv ampütasyonu geçirmiş veya felç olmuş kişiler için otomatik beslenme cihazının şema ve hesaplamalarını on ayda tamamlamıştı. Ardından cihazı geliştirmesi dört yılını alırken sınırlı gelirinden 3.000USD (enflasyon etkisi giderilmiş 2025 değeri 140.075USD) harcamıştı.
Yarattığı elektrikli cihaz, bir düğmeye basılınca çalışıyor, ağıza giden herbir lokmadan sonra otomatik kapanıyordu. Böylelikle hasta kişi, kendi beslenmesini de kontrol edebiliyordu.
Ayrıca kişinin boynuna takılabilen ve bir tabak veya bardağı tutabilen otomatik olmayan yemek kabı desteğini tasarlayıp yaratmış ve her iki edavatın patentini almıştı.
Ampütasyonlu bir gaziye ayaklarını kullanmasını öğretirken
1948’de prototip otomatik besleyici cihazı hazırdı. Gaziler Dairesine (Veterans Administration, VA) prototipi sunmuş ama ret cevabı almıştı. B. Blount ABD Ordusunun ilgisizliği karşısında cihazı üretecek bir Kanada şirketi bulmuş, ardından Fransız Ordusu ilk siparişleri vermişti. Takiben diğer Avrupa ülkeleri ve gecikmeli olarak ABD de siparişlere katılmıştı.
1951’de evlenip Griffin soyadını almıştı. Fransa ile yaptığı antlaşma töreninde B. Blount “Siyahi bir kadın, insanlığın yararına bir şeyler icat edebilir” demişti.
B. Blount gazi ve diğer engellilere yazma becerilerini öğretmeye devam ederken el yazısının kişinin değişen fiziksel sağlık durumunu yansıttığını gözlemlemişti. 1968’de B. Blount gözlemlerini konu alan “Tıbbi Grafoloji” başlıklı teknik bir makale yazmıştı.
Ardından el yazısı ve sağlıkla ilgili gözlemlerini, elle yazılmış belgeleri inceleyerek sahte ve oynanmış durumları tespit etmeye başlamıştı. Bu hizmetiyle, önce yerel polis şefliğinde, ardından birkaç eyaletin polis müdürlüklerinde olay analizlerinde yardım etmişti. Sonra bu konuda baş danışman olmuştu. 1976’da FBI’a başvurmuş ama gizli ırk ayrımcılığından ötürü reddedilmişti.
Ne var ki İngiliz Scotland Yard yeteneklerini hemen değerlendirerek davet etmişti. Londra Metropolitan Polis Adli Bilimler Labaratuvarında 1977’de 63 yaşındayken kısa süreli bir eğitimin ardından üst düzey görevli ilk siyahi kadın olmuştu.
ABD’ye geri döndüğünde kendi işini kurup polis ve özel dedektiflik bürolarıyla “uzman el yazısı danışmanı” olarak çalışmıştı. Ayrıca Uluslararası Adli Bilimler Birliği, Ulusal Siyah Kolluk Kuvvetleri Yöneticileri Örgütü gibi kuruluşlarda aktif görev almıştı.
B. Blount’un boyuna takılabilen tabak/bardak tutma aparatının patent krokisi
Bessie Blount kendi ofisinde çalışırken
Kızılderililerle Amerikalıların ilk dönemlerde yaptıkları yazılı antlaşmaları, bağımsızlık mücadelesi, İngiltere ve Fransa’yla ticaret antlaşmaları, köle ticareti ve iç savaşla vb. ilgili eski belgelerin okunup yorumlanmasında tarihçiler, akademisyenler, üniversiteler ve müzelerle uzmanlığını paylaşmıştı. 2009’da 95 yaşında vefat etmişti.
Elbette isimsiz daha pek çok bilim kadını II.Dünya savaşında yenilikçi, teknik ilerlemeler sağlamışlardır. Bu yazıda sadece beş adet rol modeli inceleyebildik. İleride daha da farklı örnekleri incelemeye devam edeceğiz.
(*) İnovasyon (Yenileşim, Yenilikçilik) yeni buluşlar ve/veya yeni fikirlerin ticaret, hizmet, endüstri gibi ekonomik alanlara uygun hale getirilmesi ya da mevcut durumun ötesine geçmenin arayış ve çabalarıdır.
BAŞVURULAN KAYNAKLAR
*Marie Marvingt, Fiancee of Danger: First Female Bomber Pilot, World-Class Athlete and Inventor of the Air Ambulance (Rosalie Maggio – McFarland, 2019)
*The Spitfire Story (Alfred Price – Arms and Armour Press. Ltd. 1986)
*Negative Gravity: A Life of Beatrice Shilling (Matthew Freundenberg – Charlton
Publications, 2003)
*Hedy’s Folly: The Life and Breakthrough Inventions of Hedy Lamarr, The Most Beautiful Woman in the World (Richard Rhodes – Vintage, 2012)
*Hedy Lamarr: Untold Story of the Actress-Inventor Who Armed Allies and Paved the Way for Wi-Fi (Adeline Stewart – Independently Published, 2025)
*Technical and Military Imperatives: A Radar History of World War II (Alex Bateman – Taylor&Francis, 1999)
*Inventors and Inventions (Samuel Colt – Marshall Cavendish, 2008)
Küfür, hakaret içeren; dil, din,
ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük
harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP
adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin
yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma
ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından
kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Bu haber henüz yorumlanmamış...
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı
Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...