Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre alkışlamak: “Bir şeyin beğenildiğini, takdir edildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak” olarak açıklanmaktadır.
Uçak indikten sonra çevrenizdeki yolcuların alkışladığını gördünüz mü? Belki siz de alkışladınız. Uçak yolcularının iniş sonu alkışlamasının iyi ve doğru bir davranış olup olmadığı konusunda zıt ve çok farklı görüşler vardır.
Karşıt fikirlere en ilginç bir örnek konuyu netleştirebilir: ABD’li taze evli çift balayına Karayiplere uçakla giderler. İnişten sonra gelin alkış tutunca damat bunu küçümseyerek sinirlenmiş, hemen geriye dönüp boşanma işlemlerini başlatmıştı…
1/ İniş Sonrası Alkışlama geleneğinin Tarihçesi:
Bu eylemin nerede ne zaman ne amaçla ve nasıl ortaya çıktığına dair kesin bilgi(ler) henüz yoktur. Ancak dijital platformlarda ve bazı yolculuk kitaplarında hem olumlu hem de olumsuz fikirler çarpışmaktadır. Bir kısmı samimi ve eğlenceli bulurken bazıları gereksiz, hatta küçültücü bir davranış olarak görmektedir.
Çeşitli nedenlerle korkmuş yolcuların inişle birlikte rahatlamaları, uzun bir yolculuk sonu tatil noktasına-anavatana-eve dönüşü kutlamak, uçuş ekibini tebrik etmek gibi nedenleri çeşitli disiplinlerden (psikoloji, sosyoloji, halk bilimi vb.) öne sürenler çoğunluktadır. Havacılık camiası ise genelde yolcuların rahatlama ve memnuniyet tepkisi olarak yorumlamaktadırlar.

İniş sonrası yolcu alkışları
En çok kabul gören teoriye göre yolcular için uçmanın çok sınırlı ve riskli erken dönem hava taşımacılığı zamanlarında korkutucu deneyimler sonucu ortaya çıktığıdır.
Ne var ki bu da kanıtlarla pek desteklenemeyen bir teoridir. Örneğin Wright Kardeşlerin biyografisinde (yazan David McCullough) “İşte bu ıssız kumsalda çağların en büyük gösterisi sergileniyordu: Ama ne seyirci ne de alkış vardı.” ifadesi uçmanın başlangıcındaki durumu özetlemektedir.
Yine de kayıtlara geçmiş iniş sonu alkışlamanın ilk haberi 1948’de Cincinnati Enquirer gazetesinde yer almıştı. Habere göre arızalı iniş takımları ile bir tur attıktan sonra başarılı şekilde inişini tamamlayan American Airlines uçağındaki tüm yolcular ekibi alkışlamışlardı.
Mutlaka iniş sonu alkışlamanın çok daha eski örnekleri vardır ama kayıtlara geçen yukardaki haber olup, pek de yerleşmiş gelenek gibi görünmemektedir.
2/ Belli Başlı Alkışlama Nedenleri:
Ulusal eğilimlerin yanısıra genellikle rota değişikliği, acil durum(lar), olumsuz hava koşulları vb. stresli durumlarda çoklukla görülebilmektedir. Kısaca yolcuları gerginliğe sokan her türlü durumların inişle birlikte yerini rahatlamanın alması sonucu biriken stresin dışa vurumu olarak da görülebilmektedir.

Southwest B-737’sinin tavandaki yırtılmanın dıştan yeri ve ayrıntılı görünümleri
1 Nisan 2011’de Southwest Airlines 812 sefer sayılı B-737 tipi uçakta yaşananlar ilginç bir örnek oluşturmaktadır. “Kabin tavanında bir delik açıldı. Kabin tazyiki boşaldı, bazı yolcu ve kabin görevlileri oksijensizlikten bayıldı. Kumanda yüzeylerinin kontrol kablolarından bir kısmı koptuğu için pilotlar zorlukla uçağa hâkim oldular. Uçak yere salimen inince insanlar önce alkışladılar, sonra birbirlerine sarıldılar.”
2a/ Uçma Korkusu:
İnsanlar doğaları gereği uçmak için tasarlanmadığı için konfor alanlarının dışında kalan bir olgudan korkmaları anlaşılabilir durumdur. Bu korku yeni veya tedirgin yolcularda çok belirgindir. Ayrıca özel yaşamındaki birikmiş önemli problem (ler)in gerginliği de diğer bir faktördür. Bu arada pek çok deneyimli kabin görevlilerinin gözlemlerine göre egosu aşırı yüksek erkek yolcuların korkularını gizlemek için çok abartılı, gösterişli, kaba davranışları da ayrı bir kategoridir…
200km/sa üzerinde bir hızla yerden birkaç metre yükseklikte asılı kalma hissi oldukça zorlu bir kombinasyon oluşturabilir. Tekerlekler yere değip uçak büyük ölçüde yavaşladıktan sonra ancak gergin yolcuların kasları gevşeyerek güvenli konforlarına geri dönerek alkışlamaya başlamaktadırlar.
Ne var ki 2005’te Toronto Pearson havaalanına çok zorlu (yağmur, yıldırım, hamleli yan rüzgâr vb.) meteorolojik koşullar altında iniş sonrası pistten çıkan Air France 358 sefer sayılı Airbus A-340 tipi uçağında yaşananlar da ilginç örneklerden biridir. “Uçak yere indikten sonra yolcular alkışlamaya başlamışlardı. Ancak kısa bir süre sonra şiddetli bir sarsıntıyla pistten çıkıp derince bir yamaca sürüklenmişti. Bir anda karanlığa bürünen kabinde büyük panik olmuştu.” Ölüm olmamasına rağmen pilot hatasıyla 12 ağır, 287 kişinin hafif yaralanmanın oluşan bu kaza uzun süre incelenmeye devam edecek gibidir.

Air France A-340 uçağının pistten çıkıp yolcuları tahliye ettikten sonraki durumu
Uçuş korkusunun belli başlı nedenleri özetlenirse:
*Uçak ve uçuşla ilgili yeterli bilgi sahibi olmamaktan kaynaklanan güvensizlik
*Önceki uçuş deneyim (ler)inde yaşadığı olumsuzluk (lar) kaynaklanan ön yargı
*Uçuşun kendi kontrolünün dışında gerçekleşiyor olmasının verdiği savunmasızlık algısı
*Kapalı yer ve/veya yükseklik korkusu
*Kötümser düşünceler, felaket senaryoları
*Aşırı korumacı ebeveynlerin denetiminde geçen çocuklukta özgüvenin gelişememesi
*Çeşitli dönemlerdeki yoğun streslerin beyindeki farklı hasarları vb.
2b/ Övgü:
Eğer zorlu koşullar yolcular tarafından az veya hiç bilinmiyorken, pilot düzgün bir iniş gerçekleştirmişse ekibin ustalıkla görev yapmasından duydukları hayranlık ve övgüyü göstermek için alkışlayabilirler.
İniş sonu alkışlamasının tüm uçuş ekibine “iyi bir uçuş (görev) yaptınız, teşekkür ederiz” demenin mantıklı bir yolu olduğu kabul edilmektedir. Maalesef yolcuların büyük çoğunluğu (alkışlayanlar ve alkışlama karşıtları) kabin ekibinin emniyet tedbirlerini, servis ile diğer yardımlarını, kısaca hizmetlerini görmezden gelmektedir.
3/ İniş Alkışlamasının Yaygın Olduğu Ülkeler:
Alkışlamanın kökeni ne olursa olsun hava yolculuğunda çok ta uzun ve yaygın tarihi bir geçmişi olmadığı anlaşılmaktadır. Belli ülkeler veya milletler ya da insan gruplarıyla sınırlı olduğu kesindir. Örneğin Latin Amerikalılar duygularını ifade ederken Asya kökenlilere oranla daha dışa dönük ifade ve jestler kullanmaktadırlar. Ayrıca alkışlamak alkışlamayanlara, hatta küçümseyen topluluğa karşı çıkmaktan duyduğu mutluluğunu veya memnuniyetini gösteren bir davranış olarak da hissedilmektedir.
Akdeniz ülkeleri, Türkiye, Romanya, İtalya, Portekiz, Rusya, Jamaika vb. uyruklu kişilerin (ancak bunlarla da sınırlı olmayan) bu geleneğe uyma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ne var ki bazı analiz ve incelemeler ise hiçbir uyruğun bu geleneği takip etme iddiasının doğru olmadığını açıklamaktadırlar.
Bir karşı teoriye göre uçak inişlerinde alkışlamayı tuhaf, saçma veya şüpheli bulan herkes bu geleneği (özellikle Anglosakson kökenliler) ötekileştirerek başka, az gelişmiş bir kültürün yolcularına ait olduğuna inanmaktadırlar: “Biz uçağın inişinde asla alkışlamıyoruz: Onlar alkışlıyor...”
4/ "İniş Sonu Kesinlikle Alkışlamamalısınız" Diyenler:
Uçak yolculuğu yaygınlaştıkça buna paralel olarak alkışlamaya karşı çıkanların sayısında göreceli bir artış vardır. Uçak yolcuları için hazırlanan rehber kitapların çoğunda asla yapılmaması gereken maddelerden biri olarak (ötekileştirme, küçümseme, görgüsüzlük diye nitelendirmeyle) alkışlama eklenmiştir.
Alkışlamanın sık uçmakla yakın bir ilişkisi vardır. Eğer ayda bir-iki kez uçuyorsanız elbette alkışlamazsınız.
Alkışlamaya karşıt görüşlerden birkaç örnek: “Bu bir gösteri değil. Taksi şoförü beni evime ulaştırdığında ya da beni güvenli bir şekilde karaya çıkartan gemi-feribot kaptanını alkışlamıyorum.” Veya “Neden alkışlıyoruz? Hayatta olmamız şaşırtıcı mı? Varış noktasına ulaştığımız için mi, ulaşamayacağımızı mı düşünmüştük?”
Öte yandan bazı havayolu şirketlerinin değişik uygulamaları vardır. Örneğin Ryan Air bir dönem inişten sonra genellikle alkışlarla sonuçlanan bir tebrik müziğini kabinde çalıyordu. Jet Blue şirketi ise yeni hatlarının reklamını, yolcuların alkışladığı görüntülerle yapmıştı.
Anglosakson kökenli bir görgü kuralları uzmanına göre alkışlamanın kabul edilebilirliğini şöyle yorumlamaktadır: “Sık sık uçak yolculuğu yapmayanlar veya uçuştan korkanlar için inişten sonra başlayan alkışlar, varış noktasına ulaşmanın verdiği rahatlama, minnettarlık ve heyecanı ifade etmenin belki de en doğal yoludur. Alkışların kısa sürmesi ve tüm yolcuların el sallamasına dönüşmediği sürece bunda bir yanlış, tuhaf bir görgü kuralı görmüyorum.”

Virgin Avustralya Havayollarında iniş sonrası kabin içi
5/ Pilotlar Yolcu Alkışlarını Duyabilirler mi?
Uçağın tipine bağlı olarak kokpitle yolcular arasındaki mesafe, ses yalıtım malzemelerinin cinsi, alkışın şiddeti gibi faktörler en başta gelmektedir.
Ayrıca motorların geri itme (reverser) sesleri, spoilerlerin (bir tür yardımcı kumanda yüzeyleri) hava akışını saptırması, telsiz ve kokpit içi konuşmalar, talimatlar pilotların alkışı duyabilmelerinde belirleyici faktörlerdendir.
Son olarak pilotlar gürültü önleyici telsiz kulaklıkları (head set) kullanıyorlarsa alkışı duymamaları da olasıdır.
6/ Pilotlar ve Kabin Ekibi Yolcuların Alkışlamasından Hoşlanırlar mı?
Elbette beğenilmek insanların önemli duygularındandır. Pilotların büyük bölümü özellikle zorlu hava koşullarında güvenli inişi gerçekleştirdikten sonra yolcuların alkışlı takdirinden hoşlanırlar.
Aynı şekilde kabin ekibi de bu alkışlamalardan zevk aldıklarını, gururlandıklarını belirtmektedirler. Ayrıca yolcular uçağı terk ederken, yüz yüze etkileşimle daha farklı teşekkürler aldıklarını da belirtmektedirler.
7/ İniş Sonra Alkışlamalı Yoksa Alkışlamamalı mıyız?
Halen iniş sonrası alkışlamasının toplum yaşamında kabullenilir olup olmadığı tartışma konusudur. Yolcuların iniş alkışını etkileyen iki en belirgin faktör rota ve sosyo-ekonomik durumudur.
Sivil hava taşımacılığının erken dönemlerinde daha az sayıda insanın uçakla yolculuğa erişimi vardı. Dolayısıyla daha sıklıkla iniş alkışı görülmekteydi. Günümüzde uçak yolculuğu daha kolay erişilebilir olduğundan inişten sonra alkışlamalarda azalma eğilimi vardır.
Diğer faktör olan rotada ise yolcular, tatil noktalarına, evlerine dönüş meydanına indiklerinde veya sert meteorolojik koşullardaki iniş sonrası alkışlama eğilimi daha yüksektir. Her iki durumda da hem sevdiği yere ulaşma hem de havada olma gerginliğinin sonlanması, alkışlamayı arttırabilmektedir.
Ayrıca bir kişi tarafından başlatılan övgü alkışı, aynı duyguları paylaşan yolcular tarafından hemen, kolaylıkla yaygınlaşabilmektedir.
Karşılıklı tartışmalar belki azalarak da olsa şüphesiz devam edecektir. Kimileri bundan hoşlanmayacak hatta üstten bakarak küçümseyecektir. Kimileri de inişten sonra teşekkürlerini, rahatlamalarını alkışlarla yapacaktır.
Havacılıkta en tartışmalı konulardan biri olmaya devam edecek gibi; biraz alkış kimseye zarar vermez…
Siz hangi taraftansınız ve neden?
NOT: Değerli yardımları için meslektaşım Neşe Birgören’e teşekkür ederim.
Başvurulan Kaynaklar
*The Glamour Years of Flying as a Stewardess (Heddy Frosell da Ponte – Frosell da Ponte Publishing, 2019)
*Ask the Pilot Everything: You Need to Know About Air Travel (Patrick Smith – Riverhead Trade, 2004)
*Cruising Attitude: Tales of Craspads, Crew Drama and Cozy Passenger at 35.000feet (Heather Poole – William Morrow Paperbacks, 2012)
*The Fearless Flier’s Handbook (Debbie Seaman – Ten Speed Press, 2014)
*Up In the Air (Betty Riegel – Abby Publishing, 2020)
*Bin Bir Öykü ile Havacılık ve Uzay Psikolojisi (Muzaffer Çetingüç – Nobel Akademik Yayıncılık, 2021)
*www.bestlifeonline.com
*www.aerocorner.com
*www.travelandleisure.com
*www.cndtraveler.com
*www.mic.com
*www.slate.com
*www.simpleflying.com