Küresel ölçekte faaliyet gösteren bir enerji şirketi, Çinli piroliz teknolojisi üreticisi Niutech ile anlaşma imzaladı. Anlaşma kapsamında plastik atık, sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretiminde kullanılacak hammaddeye dönüştürülecek.
Piroliz teknolojisi nedir?
Piroliz, organik maddelerin (plastik, lastik, biyokütle, atık yağ vb.) oksijensiz veya çok az oksijenli ortamda yüksek sıcaklıkta ısıtılarak kimyasal olarak parçalanmasıdır. Sonuçta genellikle üç ürün oluşur:
-Piroliz yağı (sıvı hidrokarbon karışımı)
-Sentez gazı / piroliz gazı (yanıcı gazlar)
-Katı kalıntı (kömür benzeri char veya karbon)
Plastik atıkta amaç, uzun polimer zincirlerini koparıp yakıt benzeri yağ elde etmektir. Bu yağ rafineride hidrojenle işlenerek (hidroişlem) sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) gibi ürünlere dönüştürülebilir.
Proje, mevcut bir rafinerinin modernize edilmesini ve plastik atık işleme hattının hidrojenle işlenen SAF üretimiyle birleştirilmesini öngörüyor. Böylece çöpe atılan plastikten uçak yakıtına uzanan uçtan uca bir üretim zinciri kurulacak. Sözleşme, Niutech’in adı açıklanmayan enerji deviyle imzaladığı ilk ekipman tedarik anlaşması olarak öne çıkıyor.
Niutech şirketi yetkilileri, piroliz teknolojisinin karışık plastik atıkları bile kapsamlı yıkama, ayırma ve kurutma işlemine gerek kalmadan işleyebildiğini belirtiyor. Sistem, oksijensiz ortamda plastiği ısıtarak hidrokarbon ürünlerine, başta piroliz yağına ayırıyor. Bu yağ daha sonra işlenerek SAF’a dönüştürülüyor.
Kurulacak hattın tek ünite kapasitesi yıllık 10 bin ile 50 bin ton arasında değişecek. Teknoloji polipropilen, polietilen, polistiren, ABS ve naylonu hem ayrı ayrı hem de karışık halde işleyebiliyor. Atık plastiğin genellikle farklı polimerler içerdiği düşünüldüğünde, ön işlem ihtiyacının az olması ticari ölçekte önemli bir avantaj olarak görülüyor.
Niutech, sürekli piroliz sistemlerini daha önce İngiltere, Güney Kore, Danimarka, Tayland, Vietnam ve Çin’de devreye aldığını; yıllık yaklaşık 10 bin ton kapasiteli birden fazla tesisi teslim ettiğini açıkladı.
Anlaşma, havayolları ve yakıt üreticilerinin SAF arzını artırma arayışına denk geliyor. Avrupa Birliği’nin ReFuelEU Aviation kuralları, AB havalimanlarında sunulan havacılık yakıtında SAF payını 2025’te yüzde 2, 2030’da yüzde 6, 2050’de yüzde 70’e çıkarmayı hedefliyor. Kullanılmış yemeklik yağ gibi geleneksel hammaddelerin arzı sınırlı olduğu için atık plastik, hem plastik kirliliği hem de havacılık emisyonları açısından yeni bir kaynak olarak değerlendiriliyor.
Bir sonraki adım, tek tek üretim hatlarının ötesine geçerek plastik-atık-SAF sistemlerinin güvenilir, ekonomik ve anlamlı ölçekte çalışabileceğini kanıtlamak olacak.
Kaynak: interestingengineering.com